Emekli Öğretmen Suphi ULUSOY…
Baba, bulunduğu köyde geçim sıkıntısı çekiyordu, nereden duymuşsa duymuş, İskenderun’a taşınmak istiyordu. Bir gün eşi ile konuştu ve “buradan çok uzaklara gideceğiz” diye söyledi. Eşi önce çok üzüldü, köyünden, akrabalarından ayrılmak ona çok zor gelecekti. Ancak eşini ve çocuklarını bırakamazdı, zorda olsa bu acıya katlanıp köyünü terk edecekti.
Siirt ilinin, küçük kırsal bir köyünden kalkıp, çok uzaklarda olan İskenderun’a 70 yıl önce ailesini getirmişti. Baba burada bir süre işsiz kaldı, çok iş aradı, bulamadı! Bazı günler gün kazandı, gün yedi. Şansı iyi gitti, bir gün Kamuda işçi alınacağını duydu ve müracaat etti ve işe işçi olarak alındı. Artık düzenli bir işi oldu, geçinmek için zorlanmıyordu. Bu arada babanın 3 kız 2 erkek çocuğu oldu. Aile toplam 5 çocuk, anne ve baba ile 7 kişi olmuştu.
Ailenin 4. çocuğu olan küçük çocuk, sevimli, saçları siyah, kimseyle kavga etmez, garip, mahallede sessiz-sessiz duvar kenarında durup, oynayan diğer çocukları izlerdi. Küçük çocuk artık 7-8 yaşlarına gelmiş okula başlamıştı. Babası, küçük çocuk ve diğer çocuklarını bayramlarda yanına alır, ağabeyinin evine bayramlaşmaya giderdi. Ağabeyinin eşi yani yengesi, bayram dolayısı ile küçük çocuğa 2-3 tane kağıtlı şeker verir ve yüzü hiç gülmezdi, saçını okşamazdı. Küçük çocuk elindeki şekerle odanın bir köşesinde öylece beklerdi.
Ancak tesadüf bu ya yengesinin yeğenleri kapıyı çalar ve içeriye girerler, yenge kendi yeğenlerine yüksek bir yerde sakladığı çikolatalardan verir ve onların başını okşardı. Küçük çocuk, onlara verilen çikolataları ve ilgiyi görür, çok üzülürdü. Çocuk çikolata alamıyordu, aksine yengesinin akraba çocuklarının ellerinde çikolata görüp üzülüyordu, neden kendine verilmiyor diye düşünüyordu.
Arada bir yengesinin evine giden küçük çocuk, şeker de alamaz oldu, ancak öbür çocuklara hem şeker hem de çikolata veren yengesinden uzaklaşmaya da başlamıştı. Sevgi ve ilgi göremiyordu. İleriki yaşlarında sanayide çalıştı, kazandığı para ile ailesine destek oluyordu ama çikolata alamıyordu. Küçük çocuk, hep çikolataları alamadığını düşünüyor ve ‘Ben büyüyünce para kazanıp çok ama çok çikolata alacağım’ diyordu. Bakkaldaki çikolatalara bakıyor ama alamıyordu, yengesini de sevmez olmuştu.
Gel zaman, git zaman, küçük çocuk ilk, orta ve liseyi İskenderun’da tamamlıyor, ardından yine İskenderun’da Yüksek Okulu bitiriyordu. Allah “yürü ya kulum” der ya, işte öyle oldu ve küçük çocuk işlerini ilerletti. Çok çalıştı, evini, arabasını aldı ve evinin alt katındaki dolaba bolca çikolatalar doldurdu. Şimdilerde ise kendisi çikolata yemiyor ama çocuklara sürekli çikolata dağıtmaya çalışıyor ve mutlu oluyor.
Küçük çocuk, bir türlü unutamıyordu kendisine verilmeyen çikolataları… Dolayısı ile çocuklara hep çikolata veriyor, kağıtlı şeker vermiyordu. İyi tanıdığımı söyleyebileceğim bu yardımsever insanın, sadece çikolata değil, ihtiyacı olanlara nasıl yardımlar yaptığını bizzat gördüm ve onu takdir ediyorum.
Maddi yönden kimseye ihtiyacı olmayan yardımsever “Verdikçe Allah da bana veriyor. Ben insanların duaları ile ayaktayım” diyor ve gerçekten de atasözünün cuk diye oturduğu bir yaşam sürüyordu. Kiminin duası, kiminin de parası ama duanın bolca alındığı bir yaşam sürüyor. Verdiği sadece çikolata değil, tam bir yardımsever… Kendisi verdikçe, Allah da ona veriyor. Yardımları gizli tutmaya çalışıyor. İşçinin, ustanın hakkını zamanında ödüyor. Kimsenin kendisinden alacağı yok, ayrıca işçilere bazen jest bile yapabiliyor.
Yakın zamanda kendisini tanıdım ve tanıdığım için kendimi çok şanslı gördüm. Paylaşmayı çok iyi bilen, büyüklerine saygılı, konuşmaları içten ve samimi olan, dost diyebileceğimiz bir kişiliğe sahip çikolatacı amcaya, daha uzun yıllar çocuklara çikolata dağıtmayı Allah nasip etsin.
Dolabında çocuklar için sürekli çikolata bulunduran ve zaman-zaman çocuklara dağıtan ama kendisinin pek de çikolata yemediği, bu yardım sever güler yüzlü, sevimli, göbekli, çikolatacı amcaya işlerinde hayırlı bol kazanç ve yaşamında sevdikleri ile sağlıklı, mutlu günler dilerim.
Yıllar geçse de çocuklar unutmazlar. Şimdilerde yenge bayram ve diğer günlerde çikolata veriyor, alıyor ama alsa da yemiyor. Hayat işte böyle bir şey! Günleriniz tatlı, mutlu ve sağlıklı geçsin.







