Dr. Öğretim Üyesi ‘necmi cemal’…
Orman Yangınlarında Yeni Dönem ve Su Kullanmadan Yangını Söndürmek
(Ateşi Ateşle Yönetmek-2)
(Dünden Devam)
Kontrollü yakma, “ormanı yakmak” değildir. Amaç; büyük ve kontrolsüz bir yangının ileride tüketebileceği yanıcı maddelerin bir bölümünü, planlı, kontrollü ve uygun koşullarda azaltmaktır. Elbette bunun için bilim gerekir. Planlama gerekir. Uzmanlık gerekir. Eğitim gerekir. Güvenlik gerekir. Ve en önemlisi, net kurallar gerekir. Türkiye’de kontrollü yakma konusunun bilimsel, teknik ve hukuki boyutlarıyla daha kapsamlı biçimde ele alınması gerektiğine inanıyorum. Çünkü iklim koşulları değişiyor. Sıcaklıklar artıyor. Yangın riski daha uzun dönemlere yayılıyor. Ormanlarımızdaki yanıcı madde yükünü yönetmek artık yalnızca bir seçenek değil, üzerinde ciddi biçimde düşünmemiz gereken bir konu.
ARTIK SADECE UÇAK SAYMAYALIM
Orman yangınlarıyla mücadeleyi yalnızca söndürme kapasitesi üzerinden değerlendirmek artık yeterli değil. Elbette uçaklarımız olacak. Helikopterlerimiz olacak. Arazözlerimiz olacak. İtfaiyecilerimiz, orman mühendislerimiz, yangın uzmanlarımız olacak. Ama bunların yanında; erken uyarı, risk analizi, yanıcı madde yönetimi, hızlı haberleşme ve güçlü koordinasyon da olacak. Yeni Yönetmelikte teknolojiye verilen önem de dikkat çekici.
Uydu gözlemleri… İHA’lar… Sensör ağları… Yapay zekâ destekli risk analizleri… Coğrafi bilgi sistemleri… Erken uyarı teknolojileri… Bütün bunlar geleceğin orman yangını yönetiminin önemli parçaları olacak. Ama bir gerçeği de unutmamak gerekiyor: Teknoloji tek başına yetmez. Yapay zekâ riski görebilir. İHA yangını erken fark edebilir. Sensörler veriyi toplayabilir. Uydu alanı izleyebilir. Ama sahada doğru kararı verecek olan yine insandır. İşte benim yıllardır söylediğim cümle burada yeniden anlam kazanıyor: TEKNOLOJİ YANGINI BULUR, İNSAN YANGINI SÖNDÜRÜR. Teknoloji ile insanı yarıştırmayacağız. Birbirini tamamlamasını sağlayacağız.
SON SÖZ
Ormanlarımızı sadece alevler yükseldiğinde hatırlamayalım. Yangın çıkmadan önce hatırlayalım. Sadece kaç uçağımız olduğunu değil… Kaç riski önceden gördüğümüzü konuşalım. Sadece kaç yangını söndürdüğümüzü değil… Kaç yangının büyümesini engellediğimizi konuşalım. Çünkü geleceğin orman yangınlarıyla mücadelesi yalnızca suyla yapılmayacak. Bilgiyle… Bilimle… Planlamayla… Teknolojiyle… İnsanla… Ve gerektiğinde… ateşle yapılacak.
Ateş kontrolsüz olduğunda felakettir. Ama doğru zamanda, doğru yerde, doğru bilgiyle, doğru ellerde Ateş, yangına karşı bir mücadele aracına dönüşebilir. O halde yangın çıktığında sadece: “Nasıl söndüreceğiz?” diye sormayalım.
Yangın çıkmadan önce de soralım: “NASIL ÖNLEYECEĞİZ?”
Çünkü gerçek başarı yalnızca:
YANGINI SÖNDÜRMEK DEĞİLDİR.
Daha büyük başarı:
YANGININ BÜYÜMESİNİ ÖNLEMEKTİR.
Ve en büyük başarı:
YANGINI ÇIKMADAN YÖNETMEKTİR.







