Stadyum ve Fanatikler (1)

0
26

Değerli okurlarım, bir yemek yapılırken bile malzemelerinin en önemlisi, en etkilisi kesinlikle “ihmal” edilmez. Yemek yapanın öyle bir lüksü de yoktur. Yani o yemeğin hakkını vermeye çalışırız. Genel olarak başka bir şey de düşünülemez. Konumuz tabii ki yemek ya da yemek yapmak değil. Örnekler vererek elimizi de güçlendirmeye çalışıyorum.

Efendim, spor makalelerimde sık-sık Tribün (stat, çim saha), Taraftar, Futbolcu, Hakemlerden söz ediyorum. Bu dört mihenk taşından devamlı olarak söz etmem gerekiyor. Bunlardan birisi eksik olsun bakalım, futbol oyunu istenilen düzeyde olur mu? Seyircisiz mi diyorsunuz? Seyircisiz tabi ki oynanır. Bildiğiniz gibi UEFA’nın ve bizim TFF’nin futbol takımları aleyhine verdiği cezalar var, bunlardan birisi de “seyircisiz oynama” cezası. Bunu hepimiz biliyoruz ve alıştık da…

Size şunları söylemeye çalışıyorum, yukarıda verdiğim yemek örneğinde olduğu gibi, tuzu noksan isot eksik konulmuş yemeğin lezzetli olduğunu söyleyebilir miyiz? Olgun yaşlardaki okurlarım, maziyi andıkça derin bir ah çekmişlerdir eminim. Şu aşamada duygularına tercüman olmak istiyorum. Evet, o dediğimiz ve sizlerin de tahmin ettiğiniz zamanda ki bazı yönleriyle futbolun kara günleriydi. Eksikler bir hayli fazlaydı.

Dilerseniz zaman tüneliyle o günlere gidelim ve bakalım; Kasımpaşalının dediği gibi, neler çektik neler. Neler çektiğimizi sıralayalım, anılar tazelenmiş olsun! Etrafı kireçle çevrilmiş, santra yuvarlağı, ceza alanları, penaltı noktaları belirlenmiş ve beton sertliğinde bir alan düşünün… Tribün hak getire, yan hakemler bulunmuyor, kartlar gündemde bile değil! Hakemin insafına kalmış. Öylesine sert bir zeminde sakatlık olmaz mı? Olur tabii! Hasta nakil aracı var mı? Güldürmeyin beni… Kolluk görevlileri falan? Bir iki polis görebilirsiniz!

Düşünün ki, Anadolu’da, en olumsuz koşullarda futbol oynanıyor ve yine seyirci, futbolseverler var. Nerede duruyorlar. Taç çizgilerinin bir metre gerisinde, yağan yağmurun ya da karın altında gönlünce maç izliyorlar. Bitti mi? Tabii ki bitmedi. Konumuza yumuşak bir giriş yaptık, yarın devam edeceğiz.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here