Sevgili Öğretmenlerimiz Hepinizin, Günü Kutlu Olsun

0
8

24 Kasım Öğretmenler Günü

Günaydın sevgili okuyucularım nasılsınız bu sabah? Dün, bugün, yarın ve her gün sevgili öğretmenlerimizin günüdür. Hz. Ali; “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” demiş. Büyük İskender öğretmenine; “Benim biyolojik babam Filip manevi babamda Aristo” demiş. Bir zamanlar öğretmenlere böyle bakılıyordu. Ancak günümüzde özel okulların hızla her mahalleye yayılması ile birlikte eğitimden çok para düşünülüyor olması öğretmenlerimizi “ki kendini buna adamış eli öpülesi insanları” modern köle durumuna düşürüyor. Yani aslında öğretmen artık ya atanmak için ya da özel okullarda sömürülmek için mezun oluyor yine her mahalleye yapılan üniversiteler sayesinde.

Öğretmen adayları hayalleri ve eğilimleri ile bir köşede yıllarca atanmayı bekleyen modern köleler durumuna düşürüldü. İşin kötü yanı köleliği kabul edip çalışmaya başlayanlar, kendilerini acayip şanslı hissediyorlar, nasıl bir çelişki Bu? Yani atanamayan gençlerin düştüğü bunalımı düşünebiliyor musunuz? Kapitalist düzen her şeyi para olarak gördüğünden, insanları kolayca harcayabiliyor ve tabi verdikleri üç kuruş karşılığında öğretmenlerden bir sürü şey isteniyor performans adı altında… Yani kölelikte iki dudak arasında… Bu ilişkiden sağlıklı öğrenci çıkarsa ne alla! Aslında Öğretmen eğitmeyi ve öğretmeyi meslek edinen, eğitim kurumlarında çocuk ve gençlerin eğitim öğretimlerine rehberlik eden, yön veren ve yaşama hazırlayan kimsedir. Bazen ana, bazen baba olan, bazen arkadaş olan öğretmenlerimizin hakkını nasıl ödeyebiliriz ki? Hoş zaten onlar böyle bir istekte de bulunmazlar hiç. Onların tek istekleri ve beklentileri öğrencilerinin iyi bir eğitim alarak büyümelerini görmek. Ailelerine, vatanına, milletine her konuda eğitilmiş, terbiyeli ve özverili insanlar olarak hayata başlamalarını görmek. Atatürk ilke ve inkılaplarının sahibi olduklarını bilmek. Yaşam sürecinde yetiştirdikleri öğrencilerinin çeşitli görev ve makamlarda olduğunda, onları unutmamalarını istemek, bir selamı, bir sabahı esirgememeleri onlar için hediyelerin en büyüğüdür. Onlar azla yetinen, yoksullukla savaşan, en kötü koşullarda bile ilkelerinden ve insan sevgisinden ödün vermeyen fedakar insanlar, eli yüzü öpülesi insanlar.

Öğretmenimiz bazen annemiz, bazen arkadaşımız, bazen de ilk aşkımızdı. Ve bu değişmedi hiçbir zaman. Ben ilk yürek acısını ilkokul öğretmenimiz başka bir ile tayin olunca yaşadığımı çok iyi anımsıyorum. Ondan sonra hiç bir şey bana bu ayrılık kadar üzüntü vermedi. O hale geldim ki okula gitmek istemiyordum. Çalışmak, kitap açmak da… Gözlerimden belki yirmi yaşına kadar akıtacağım bütün gözyaşları bir hafta içinde boşanmıştı. Bir türlü onlara engel olamıyordum. Günlerce, yemedim, içmedim, okumadım. Ölümüne yasa yatmıştım sanki (ne tedavisi olmayan bir dertmiş nasıl kırılır, incinirmiş minnacık yürekler) Bugün bile o ayrılık gözümde canlandığında yine dolar gözlerim, yine yüreğim sızlar. Daha sonra gelen öğretmenler de gideni aratmadı. Eminim benim yaşadıklarımı yaşayan şimdi öğretmen olanlarda, olmayanlarda vardır. Ama en güzeli nedir bilir misiniz? Öğretmenini en güzel günlerinden yıllar sonra karşında görmek?

Bendeniz ilk mutsuzluğu öğretmenimin tayini ile yaşamıştım okul hayatımda… En büyük sevincim de onu yıllar sonra karma resim sergimde ansızın karşımda görünce yaşamıştım… O ne sevinç, o ne garip duygu, anlatamam. Düşünün, aradan yıllar geçmiş, siz değişmişsiniz, öğretmeniniz değişmiş, belki unutulmuşsunuz? Ancak değilmiş, insanlar unutulmazmış. Öğretmenimde afişte adımı okuyunca sergi salonuna gelmiş, bendenizi arıyor. Ne o beni tanıyor ne ben onu! “Acaba o mu?” diyerek geliyor.. Ve siz bakıyorsunuz acaba o mu? Ve acabalar gerçek oluyor. Yıllar sonra sarılıyorsunuz, saçlarına kır düşmüş, uğruna gözyaşlarınızı akıtıp yas tuttuğunuz öğretmeninizle sanki düş, sanki mucize birazdan geçip gidecek?!! Ama o “seninle onur duyuyorum” diyor… Acaba doğru mu duydum yoksa sanımı bu? Bütün tanıdıklarım ve ailem bana benimle onur duyduklarını söylemişlerdi ama bu başka bir şey, bambaşka… Şimdi onurlanmıştım aslına yalnızca şimdi.! Hemen eline sarılıp öpmek istedim izin vermedi. “Sizin öğrenciniz olmaktan aslında ben onur duyarım” demiştim. Ondan sonra sergimden aldığım zevk bir başka olmuştu. İşte bizim öğretmenlerimiz ve hayatımızdaki yerleri… Her şey değişse de değişmeyecek tek yer onların ki.

& & & & &

Peki, ama öğretmenler günü nerden çıktı acaba birde ona bakalım mı? Her gün sizin gününüz olsun sevgili öğretmenler.

Öğretmenler Gününün Kısa Tarihçesi

Türkler, ilk önceleri Göktürk ve Uygur alfabelerini kullanmışlardır. 8. Yüzyıldan itibaren, İslamiyet’in kabul edilmesiyle birlikte Uygur alfabesi bırakılarak Arap alfabesine geçilmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nı kazandıktan sonra, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i kuran ulu önder Atatürk, askeri ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda birçok yeniliği başlatmıştır. Bu yeniliklerden biri de, 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan 1353 sayılı kanunla, Arap alfabesi yerine Latin alfabesinin kabulü olmuştur.

Bu tarihten itibaren yeni harflerin öğrenilmesi ve okuryazar sayısının artırılması konusunda büyük bir seferberlik başlatılmıştır.

24 Kasım 1928 tarihinde açılan, Millet Mektepleri’nde, yaşlı, genç, çocuk, kadın… Herkese yeni harflerle okuma yazma öğretilmiştir.

Millet Mektepleri’nin açılışı ve Atatürk’ün Başöğretmenliği kabul tarihi olan 24 Kasım günü, 1981 yılından beri Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.

& & & & &

Dikkat ettiyseniz, ilk Öğretmenler günü Atatürk ün başöğretmenliği kabul etmesi ile resmen başlamış. Böyle bir öğretmenin örnek olduğu bir ülkede nasıl insanlar zavallı olabilir? Eğer oluyorsa, öğretmenler bugün hak ettikleri yerde değilse bir hata yapılıyor demektir. Dilerim bugün öğretmenlerinin gününü kutlayan, bir sürü kutlama mesajı gönderen yetkililer, onların yaşadığı zorlukların bilincedirler ve hak etikleri yere gelmeleri için ellerinden gelenden çoğun yaparlar.

Sevgili öğrenciler, öğretmenlerinizin değerini bilin, onları üzmeyin ve çok çalışkan Atatürk gençliği olarak onlara ödül verin. Onların sizin hediyelerinize ihtiyacı yok. Onlar sizden yalnız bunu isterler unutmayın.

Bütün öğretmenlerin öğretmenler gününü kutlarken, gelecekte hak ettikleri durumda olmalarını temenni ederim. Sevgiyle, sağlıkla kalalım sevgili okuyucularım, sağlık ve esenlikle… Yase

& & & & &

ÖĞRETMEN ANDI

“Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına, Atatürk İnkılâp Ve İlkelerine,

Anayasada İfadesini Bulan Türk Milliyetçiliğine Sadakatle Bağlı Kalacağıma;

Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarını Tarafsız Ve Eşitlik İlkelerine Bağlı Kalarak Uygulayacağıma;

Türk Milletinin Millî, Ahlâkî, İnsanî, Manevî Ve Kültürel Değerlerini Benimseyip,

Koruyup, Bunları Geliştirmek İçin Çalışacağıma;

İnsan Haklarına Ve Anayasanın Temel İlkelerine Dayanan Millî, Demokratik,

Lâik Bir Hukuk Devleti Olan Türkiye Cumhuriyeti’ne Karşı Görev Ve Sorumluluklarımı

Bilerek, Bunları Davranış Halinde Göstereceğime Namusum Ve Şerefim Üzerine Yemin Ederim.”

Günün Şiiri

Ellerinde Öperim Öğretmenim

-I-

Ellerinden öperim öğretmenim
Binlerce öğrencinden biriyim ben
Anne oldun baba oldun bana
Okudum yazdım çok şey öğrendim
Borcumu ödeyemem sana.

Ellerinden öperim öğretmenim
Tebeşir tutan, kalem tutan ellerinden
Ellerin öyle güzel ellerin, öyle sıcak
Ya gözlerin öğretmenim ışıl-ışıl
Sevgi dağıtırdın kucak-kucak.

Ellerinden öperim öğretmenim
Benim için en büyük gurursun sen
Bir söz duysam iyiye güzele dair
Kalbimde vurursun sen.

-II-

Ellerinden öperim öğretmenim
“Daha dün annemizin kollarında yaşarken
Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken…”
Sen BAYRAK önünde topladın dizi-dizi
ATATÜRK yolunda yetiştirdin bizi.

Ellerinden öperim öğretmenim
Boşa gitmedi emeğin
Kimimiz doktor olduk savaştık hastalıkla
Asker oldu kimimiz canı Vatana feda
Kimimiz mühendis oldu yol yaptı baraj yaptı
İşçi olduk memur olduk emek verdik topluma
Öğretmen oldu kimimiz karanlığı aydınlattı.

Ellerinden Öperim Öğretmenim
Huzurlu ol düşünme bizi
ATATÜRK yolunda dimdik ayaktayız
Sesimiz daha gür yolumuz daha aydınlık
Özgür esen rüzgarda dalgalanan al Bayraktayız.

Sevgili öğretmenim
Senin için yazdım bu şiiri
Binlerce öğrencinden biri benim
Mübarek ellerinden öperim.
Özkan GÖNLÜM

Günün Sözü

Bir millet irfan ordusuna malik olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlar zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak neticeleri vermesi, ancak irfan ordusuyla kaimdir.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakar muallim ve mürebbilerini sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakar ve muhterem unsurlarıdır.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bur millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.
Mustafa Kemal ATATÜRK

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here