Sabrımız Taşıyor! Sapıklar Aramızda!

0
29

Türkiye üzerine oyun oynayanlar, oynadıkları oyunların sonuçlarını 24 Haziran seçimleri sonuçlandığı an gördüler. Oynadıkları oyunun cevabını, bu vatan topraklarında yaşayan sağduyulu insanlar gerekli şekilde verdi. Ülkede kardeşi kardeşe kırdırma girişimleri bu sefer mezhepler üzerinden tezgâhlanmıştı. Dünyanın en güzel yerinde konuşlanan Türkiye’mizi ele geçirmek isteyen sözde ileri devletler çok şükür 15 Temmuz darbe girişiminden de sonuç alamadı.

Unuttukları bir şey vardı, o unuttukları şey bir anda sessizce ortaya çıktı. Türk insanı geçmiş yıllarda her elli yılda bir savaşa girer veya olası bir savaşa hazırlanırdı. Olası bir vatan tehdidinde kendiliğinden bir seferberlik oluşur ve bu seferberlik çağrışımında, esnaf, çiftçi, öğrenci yeri geldiğinde kadınlar, yani anlayacağınız halk bulundukları yeri yaşlı insanlara terk ederek çağrılan merkeze doğru giderdi. 15 Temmuz işte bu sessizliği ayağa kaldıran son işaretti.

Tepkilere cevap son seçimde alenen verildi. 15 Temmuz’a kadar bu vatan üzerinde oynanan oyunları hep beraber gördük ve yaşadık. Aman biraz daha sabredelim bu işler elbet düzelir dendi ama maalesef düzeleceği yerde gittikçe bozulmaya başladı. Türk ordumuza dışarıdan destekli bazı şahsiyetsiz ve vatansız kişiler tarafından ortaya konulan oyunlar, işin tamamıyla cılkını çıkartmaya yetti.

Doğuda her gün şehit haberleriyle yürekleri şişen Türkiye insanları bu son seçim karşısında meydanlara çıktı. Meydanlara çıkan insanlar sanmayın bir partinin sempatizanları… Onlar, geçmişte bu vatan için yırtık ayakkabılarla aç ve susuz insanların birden bire bir araya geldiği topluluğun torunlarıydı. Kalpleri vatan için atan bu insanları artık durdurmak mümkün değildi. Korkusuzca tankların altına atıldılar. Kendilerine yönelmiş silahların üstüne gittiler. Ölmeyi değil bu vatan için şehit olmayı hep birlikte şahadet şerbetini tatmayı göze aldılar. Darbenin olduğu saatlerde tüm dünya genelinde ayağa kalktılar. Onlar ayaktaydı ve onları durdurmanın artık mümkünü hiç yoktu.

Darbenin üzerinden günler geçtiği halde yine ellerinde şanlı Türk bayrağı gece ve gündüz meydanlardaydılar. Onlar bundan sonra da durmaz ve durdurulamazlar. Ta ki Vatan toraklarında vaki bulan ulusal tehlike geçene kadar teyakkuzdalar.

Seçim bitti muhalefet partisini önde götüren Cumhurbaşkanı adayı CHP partisinin üst düzeyi alınan seçim yenilgisini, ittifak yaptıkları partiyi koruyan Kılıçdaroğlu’na attı. ”İyi Partiye on beş adet milletvekili verdin ve onlar parlamento da söz sahibi oldular…” derken, “İyi Parti Genel Başkanı Akşener cumhurbaşkanı adayı oldu oylar parçalandı…” dedi.

Şimdi sana sormazlar mı? Sen seçim akşamına kadar bu işi bitirmiştin. Hatta bağlı bulunduğun seçmenlerine akıl veriyordun. “Aman ha seçim sonu sakın bir taşkınlık yapmayın” derken ortalıkta hiç İyi Parti söylemleri yoktu. Artık bu seçim sonucuna göre muhalefet kendi önüne bakmalı. Bu vatanın evlatları gerçekten çok sabırlı ve bir o kadar da meşakkatli. Demokrasi denilen şeye sonuna kadar sadık davranır. İnanın belki dünyada ilk demokrasiye inanan bu insanlardır. Eski tarihi şöyle bir aralasak altında yatan bu gerçekleri görürüz ama bazı kendini ilerici sananlar çok değişik propagandalarla bu gerçekleri gizlemeye çalışırlar.

İstedikleri kadar bu vatan üzerine oyun oynasınlar. İstedikleri kadar bu ulusu bir birine düşürmeye kalkışsınlar, o karıştırıcılar tarih boyunca yaptıkları ile başarıyı yakalamadılar yakalamayacaklar da…

Şimdi seçim sonunda ise ufak sabilere dadanan cinsi sapıklarla, Türk insanının başı belada! Nereden çıktılar bir anda gündem oldular. İnsanlar doğru olacağı yerde sapık ilişkilerle gündemde. Bazen bu konularla ilgili bazı yazılarım yayınlanıyor. Özgürlük denilen şeyi çok önemsiyoruz. Bacak kadar çocukların elinde akıllı telefonlar var. O telefonların içerisinde ruhumuzu ve bedenimizi korkunç şekilde etkileyen muzur denilen yayınlar var. İstedikleri, böylesine adi sitelere giren bir toplulukla beraberiz. Hangimiz çocuğumuzu veya yakınımızı takip edebiliyoruz. Etsek de başarılı olamazsın. Çıkın bir yola herkesin elinde bir telefon ve kulaklıkları kulaklarında… Seni görmezler bile! Örf ve adetlerimiz tamamen kırıldı yok oldu. Saygı sevgi kayboldu. Günah denilen şeylere yakınlaşmak sanki sevap oldu.

Çok serbest bir nesille beraberiz. Büyük küçük demeden saygısızca eziliyor insanlar. Tam bir bilmece gibi olduk. Evimizin önünden geçenleri tanımıyoruz. Kimseye bir laf söylenmiyor. Söylesen bir anda karmakarışık bir ortamın içinde yanıp kavrulursun.

Devlet bu konuya acil el atmalı!.. İdam çözüm olabilir dense de eğitim çok küçük yaşta devlet kontrolünde yapılmalı. Öyle özel okullarda verilen özgür eğitime karşıyım. Ne giyimleri belli ne kuşamları belli! Bir insanda Allah korkusu kaybolmuşsa her türlü melanetlik beklenir. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Tez zamanda inşallah kendimize geliriz.