Politikada Mezelik ve Çerezlik Söylemler

0
8

Politikacılar yapacakları hizmetlerden çok, kendi dertlerine düşmüş. Karşılıklı atışmalarla bir seçim sezonunu daha hep birlikte geçireceğiz. Konu seçim olunca, akan sular duruyor. Seçim boyunca “içi boş” nutuklarla zamanımızı boşa harcayacağız. Bol-bol, doyasıya yüksekten atma yarışı…

Anlaşılan eğlencenin yeni adresi seçimler olacak. Vatandaş hep politikaya “mezelik ve çerezlik” oluyor. Biraz da politikacılar tadına baksın. İşte size mezelik ve çerezlik söylemler…

+Demokrasinin olmazsa olmazı, denetim görevini üstlenen muhalefettir.

Güneş sistemindeki VENÜS, saat yönünde dönen tek gezegendir. Yani anlayacağınız, 8 gezegen kendi çevresinde aynı yönde uyum içinde dönerken, VENÜS ters yönde dönüyor. 9 gezegen bile kendi aralarında muhalefet işini çoktan çözmüşken, biz hala yerli yerine oturmamış demokrasiyi tartışmaya devam ediyoruz.

+Arılar sırf yarım kilo bal yapabilmek için, 2 milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundalar. Arılar ne zahmetler çekiyor bir bilseniz.

Politikacıların arıların performansını yakalamaları bir mucize! 1 oy kapmak için kim bilir kaç bin vatandaşa ulaşıp dil dökmeleri gerekiyor.

+Bir kartalın gözleri bir insanın gözlerinden 8 kat daha iyi görüyormuş.

Bilim insanları uzun araştırmalar sonucunda kartalın bu ilginç özelliğini keşfetmişler. Politikacının ise sadece seçim dönemlerinde kartaldan geri kalır yanı yoktur. Kartal bakışlı, çevik ve keskin gözlü olur. Politikacı oyların rengini, şeklini ve cinsini metrelerce öteden görüp teşhis etme kabiliyetine sahipmiş ki, kartal çevikliğiyle oyları kapmaya çalışır.

+Hayat şartları o kadar çok zorlaştı ki, para eskisi kadar kolay kazanılmıyor. Ekmek aslanın ağzında…

Oylar da öyledir. Eskiden vatandaşı ikna etmek ve oyunu kapmak kolaydı. Toplum bilinçlendikçe oy devşirmek daha da zorlaştı. Ekmek aslanın ağzındaysa, oylar da seçmenin cebinde. Kap kapabilirsen.

+Politikacıya göre seçim dönemlerinde her oy altın değerindedir. Oyları kendi hanesine yazdırdıkça altın bulmuş gibi sevinir, zevkten dört köşe olur.

Seçimler sona erir ermez, oyların hiçbir anlamı kalmaz, değerleri hızla sıfıra düşer.

+Para sesi, kadın sesi, kuş sesi ve müzik sesi kulağa hoş gelir. Politikacıya sorarsanız en çok hoşa giden ses, OY sesidir.

+Doğal afetlerde zarar görenlere depremzede denir. Seçimi kaybedip hayalleri yıkılan politikacıya Politikzede denir.

+Para, iyi bir hizmetkâr, kötü bir efendidir. Politikacı ise verdiği sözlerin hizmetkârı, vermediği sözlerin efendisi olmalıdır.

+Politikacıya göre politikasız hayat, içinde bülbül ötmeyen kafese benzer.

+Sağanak yağışlar bazen sel felaketlerine neden olur. Akan şiddetli su önüne çıkanı alır götürür. Ama politikacıya soracak olursanız, OY sağanağını dört gözle bekler. Çünkü zarar yerine yarar getirir.

+Oylar oltaya takılan balık gibidir. Oyları avlamak, politikacının performansına ve maharetine bağlıdır.

+Kedi erişemediği ciğere mundar der. Politikacılar da aynı yolu izlerler. Erişemedikleri, ümitlerini kestikleri oylara mundar diyerek kendilerini avuturlar.

+Sayın seçmenler, sandıklar açıldığında oylarınızı sayarak kontrol ediniz. Aksi takdirde vezne önünde, şey pardon (!) sandık önünde sayılmayan oylardan dolayı mesuliyet kabul edilmez.

Politikacının seçim dönemlerinde seçmene seslenirken, devamlı olarak tekrarladığı şarkı sözünden iki satır: “Hiçbir şeyde gözüm yok, sen yanımda ol yeter!..”