Emekli Öğretmen Suphi ULUSOY…
Hz. Süleyman M.Ö. 970 yıllarında yaşamış, Hz. Davut Peygamberin oğlu olup, babasının ölümünden sonra 12 yaşlarında önce İsrail oğullarının hükümdarı olmuş, sonra kendisine peygamberlik verilmiştir. Kudüs yakınlarında Gazze’de doğmuştur.
Adı İncil ve Tevrat’ta geçmektedir. İbranice ve Aremce konuşmuştur. Kuran-ı Kerim’de 17 yerde adı geçiyor, babası Hz. Davut’un da 16 yerde adı geçmektedir. Hayvanlara, cinlere ve rüzgâra hükmetmiştir. Allah bu olağanüstü lütufları kendisine vermiştir. Hayvanların dilinden anlayan ve onlarla konuşan ve çok özel bir saltanat süren, Hz. Süleyman yaklaşık 40 yıl kadar sürdüğü bu saltanat sonrasında 53 yaşlarında vefat etmiştir.
Hz. Süleyman’a dönemin başka kral ve kraliçeleri çok çeşitli özel ve önemli hediyeler getirmiş ve kendisi çok zengin olmuştur. Bu zenginlik ve saltanatın hesabını da Allah soracaktır. Hz. Süleyman kadınlara ve insanlara çok değer vermiş olup, bir erkeği kadının yanında mahcup etmeyen, ona saygı duyan, bugünkü gibi eşinin yanında çocuğunu öldüren sokak ortasında karısını öldürenleri görüyoruz da, birde M.Ö. 970 yılında yaşayan Hz. Süleyman’ın hayatını da görüyoruz.
Kıssadan hisse anlatılır… Günlerden bir gün Hz. Süleyman hayvanlarla bir toplantı yapmak istemiş ve kendisine posta görevi verdiği bir hayvanı görevlendirerek, her hayvanı bu toplantıya davet etmiş. Haberci hayvan; aslan, kaplan, kuş, deve v.s. yani tüm hayvanlara toplantı yerini ve zamanını söyleyerek onları toplantıya çağırmış.
Ancak haberci kuş serçeye de söyleyince, ‘Ben gitmem, Sultan Süleyman kim oluyor, kendisi yanıma gelsin’ demiş. Haberci kuş hayret etmiş ve bu söze çok şaşırmış, hem de korkmuş.
Toplantı zamanı ve günü gelmiş. Sultan Süleyman da gelerek şöyle bir etrafı kontrol ettikten sonra serçe kuşunu görememiş. Haberci hayvana seslenerek, ‘Hani serçe nerede, onu göremiyorum!’ demiş ve haberci kuşa ‘gitmedin mi, unuttun mu?’ diye bağırmış.
Haberci hayvan ‘Gittim, söyledim’ demiş. Sultan Süleyman, ‘Git bir daha söyle, çabuk buraya gelsin’ diye haberci kuşu serçenin yanına göndermiş. Kısa bir süre sonra haberci kuş tekrar serçenin yanına gitmiş ve toplantıya davet etmiş ama serçe daha çok hiddetlenerek ‘sana söyledim, gelemiyorum, önemli ise kendisi yanıma gelsin’ diye aynı cevabı vermiş.
Haberci kuş toplantı yerine geri dönmüş ve Sultan Süleyman’a ‘söyledim efendim ama gelmemekte ısrar ediyor’ demiş. Sultan Süleyman ve diğer toplantıya katılan hayvanlar buna çok şaşırmışlar ama Sultan Süleyman bir an durduktan sonra haberci hayvana dönerek, ‘sen buraya çağırdığın zaman yanında kim vardı?’ diye sormuş. Haberci kuş ‘efendim yanında eşi vardı’ demiş. Sultan Süleyman ‘o zaman bırakın o gelmesin’ demiş.
Hayvan bile olsa eşlere bu kadar saygı duyan bir Peygamberi, birde sokak ortasında herkesin gözü önünde eşini bıçaklayan veya silahla öldüren, yaralayan erkekleri görüyoruz.
Hayat şartlarının zor olduğu günümüzde eşlerin birbirlerine saygılı davranması, zorluklara katlanması gerektiği ve zorlukları birlikte aşmaları yönünde çaba sarf etmeleri gerekmez mi?
Yaşam içinde çok basit nedenlerle yuvaların yıkılmaması, çocukların anasız babasız büyütülmemesi, tüm kötülüklerden kaçınılarak bir hayat sürdürülmesi temennisi ile mutlu ve sağlıklı günler dilerim.







