Hepimiz Biraz Engelliyiz (1)

0
48

Değerli okurlarım, bu makaleye başlamadan önce, kafamda olgunlaşmış iki önemli konu vardı. Bunlar hakkında sizlere bilgiler sunacaktım. Tabi ki unutmuş değilim ama ertelemek zorunda kaldım. Nasıl etelemeyim ki? Şehrimizde selamlaştığım engelli sayısı bir hayli fazla. Ben onların ismini bile bilmiyorum, fakat onlar beni yakından tanıyorlar sağ olsunlar. Birkaç gün önce karşılaştığım engelli arkadaşlarımız resmen ve içtenlikle sitem ettiler. İnanın üzülmediğimi söyleyemem. Ne dediler biliyor musunuz?

“-Eskiden bizleri sık-sık gündeme getirirdin, şimdi adımızı anmıyorsun, hatamız varsa özür dileriz…!” Ne hatası, ne unutması! Bizim öyle taraklarda bezimiz yoktur. Sizlere sunacak o kadar önemli konular var ki, muhtemelen unutkanlık ondan kaynaklanıyor diye düşünmekteyim. Hepsinin gözlerinden öperim, sağ olsunlar. Efendim, benim okurlarım öylesine bilinçli ya da bilinçlendi ki, duygularıyla örtüşen yazılarımı okumak istiyorlar. Şehrimizin basketbol temsilcisi yakın arkadaşım “Yerel basketboldan söz etmiyorsun” diye o da sitem etti. Bu sitemi ciddiye aldım ve bir süre basketbol ile ilgili yazılar yazmaya başladım. Bunu yazan sen misin; hangi ortamda olursa olsun yine sitemler gırla. Sitemin konusu şu:

“-Öcal Hocam, senin futbol yazılarına alıştık, yazılarının arasında sıkıştırdığın nüktelerin çok hoşumuza gidiyor. 40-50 yıl önceki futbolumuz ve futbolcularımız hakkında fazla bilgimiz yok. Bizleri ta oralara götürebiliyorsun…” Doğruyu söylemem gerekirse, okurlarım yoluma ışık tutuyorlar. Telefonda onlar beni arıyor sık-sık onlarla selamlaşıyorum. Hepsine müteşekkirim. Buraya kadar güzel de, engelli kardeşlerimizi yazmayacak mıyız? Daha çok onlarla muhatabım, doğrusu bu…

Ülke nüfusunun %8-10 oranında engelli olduğunu artık biliyoruz. Aslında bu hiç de küçük rakam değil. Buna rağmen şu hengâmede herkes her an engelli olabilir. Engelli kardeşlerimiz engelliyiz diye üzülmesinler. Kendilerinin engelli oldukları belli, bir de engelsizim diye geçinenler var.

Çevremize şöyle bir baktığımızda şaşırıp kalıyoruz, o kadar çok engelli var ki! %80’mi desem, %90’mı? Düşünün artık engelli oranını! Halk arasında çok bulunurum, seyahatlerim de fazladır. Bu nedenle de kendisini engelsiz sayanları belli sınıflara ayırdım. Aynı ayıbın kendisinde de olup, başkasını kınayan engelliler, dilinden engelli olanlar, kafasından engelli olanlar, engellilere art niyet besleyen, adi ve karaktersiz engelliler.

Engelli olsun engelsiz olsun, herkes de ahlak aranır ve ahlakın da rengi beyazdır ve de dili dini, rengi olmaz. Etik ve elit insanlar için engel söz konusu olamaz. İnsanlarda ahlak ilkeleri de sıralamaya tabidir. Bunları da yarın ki sayımızda sizlere sunacağım.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here