Girişimci Yetim

0
1

Emekli Öğretmen Suphi ULUSOY…

Çok yakın zamanda bir vefat haberi duydum. Vefatından sonra ilçede adının olumlu geçmesi güzel, ya ölmeden önce neler söyleyip, konuşuyordunuz. İnancından ötürü ötekileştiriyordunuz.

Adı Abdo, o zamanlar nüfusu 5000 civarında olan küçük bir ilçede doğdu. Babasını küçük yaşlarda kaybetti, küçük kız kardeşi ve annesi ile yaşamaya başladı. Yetim Abdo annesi ve kız kardeşi ile yaşarken, en büyük desteği ilçenin varlıklı, hatırı sayılır, akil adam olan, Eleksi adındaki annesinin babası olan dedesinden görür. Abdo anlatılanlara göre öbür dedesinin adını alır.

Abdo küçük yaşlarda arkadaşları ile iyi geçinen, paylaşmayı bilen biridir ve kavgasız bir hayatı olmuştur. İlkokul ve ortaokulu kendi ilçesinde okur, başarılı bir öğrencidir ve annesi onu Antakya’da liseye kayıt yaptırır. O yıllarda bulunduğu ilçede lise yoktu.

Abdo, zaman-zaman inançları yönünde diğer kişiler tarafından horlanır, aşağılanır ama Abdo bunları önemsemez, kimseye kin gütmez. Çünkü o insan, inanç ve siyasi görüş ayrımını hiç yapmadı. Hatta ilçede sevilen dedesi bir gün cahil biri tarafından yumruklanır ve başka bir günde bıçaklanır.

Abdo liseyi bitirir ve zor hayat şartlarında annesine Üniversitede okumak istediğini söyler. Annesi, maddi sıkıntılar da olsa onun isteğini yerine getirir. Sınavı kazanan Abdo artık İstanbul yolcusudur. Abdo İnşaat Mühendisliği öğrencisi annesi de mühendis annesi olmuştur. Annesi Nazire abla sevecen, herkesin hatırını sayan bir kişiliğe sahiptir. Küçük kız kardeşi de Suriye’de hayatını sürdürmektedir.

Abdo İstanbul’da kendisi gibi Üniversitede okuyan hemşerileri ile birlikte aynı evde 4 yıl kalır. Bu hemşerilerinden biri de Diş Tabibi Selahattin Gonca’dır. Selahattin beye sorduğumda arkadaşı Abdo’yu güzel, olumlu sözlerle anlattı “Hiç kimse ile kavgalı değil hep barışıktı” dedi.

Abdo’nun yakın dostu ve arkadaşı, Coşkun Öner de Abdo’yu güzel sözlerle anlattı… “Birlikte çalıştık güzel dostluğumuz vardı” diye anlattı. Bir özelliği de -bildiğim için yazıyorum- çok temiz ve şık giyinirdi.

Abdo devlet memuru olmayı pek düşünmemiş, kendi işini kurmak için yola çıkmış ve önce bir firmada çalışmış, firma sahibi “sen ileride iyi bir iş insanı olursun” deyince, işte ilk iş insanı yolculuğu da o zamanlarda başlamıştır. Arapçası iyi olduğundan ve biraz da İngilizce bildiğinden, ver elini Bağdat ili demiş. Bağdat da Bağdat’mış, yani bu şehirde incelemelerde bulunmuş, araştırmış ve kendi firmasını kurarak inşaat işine girmiş. Küçük işler onu daha büyük işlere yöneltmiş ve kurumsal firmalar ile çalışmaya, binalar dikmeye başlamış. Bağdat’ta yaklaşık 20 yıl kadar çalışmış, 1000 üzerinde insana iş imkânı sağlamıştır.

Artık Abdo işlerini düzene koymaya başlamış ve bu arada ilçede de adı duyulmaya başlamış. Hep arkasından kendi dininden olmadığı için utanmadan konuşanlar, birde bakmış ki kendisinden iş istiyor. Abdo bu, kendisini inancından dolayı horlayanlara vefasızlık yapmamış, doğduğu yerin işsiz insanlarına iş kapısı açmıştır. Müslüman-Hristiyan ayrımı yapmaz siyasi görüş ayırmaz, çünkü kendisiyle barışık bir insandır. Çok hemşerisini, Bağdat’a çalışmaya götürmüş. Yanında Mühendisler, ustalar, vasıfsız işçiler çalıştırmış ve onlara iş imkanları sağlamıştır.

Gün gelmiş Bağdat ilinden ayrılarak Birleşik Arap Emirlikleri (BAE)’ne giderek orada yaşamak ve iş kurmak istemiş. Girişimci ruhu onu hep ileriye taşımış. Dubai’de çok büyük işler yapmış, kendini iyi tanıtmış ve Körfezde üç bin kişinin çalıştığı İNCO Yönetim Kurulu Başkanlığını 35 yıldır sürdürmekte iken ani rahatsızlığı onu bu hayattan alıp götürmüş.

Bir ara Arsuz yolu üzerinde arsa alarak 500 yataklı beş yıldızlı bir otelin temelini törenle atmış, törene Hatay’da çok sayıda protokol katılmış ve Vali de bir konuşma yapmıştır. Çeşitli özel nedenlerle otel yapımından vazgeçmiş ve 3 kızı ile birlikte Dubai’de yaşamaya karar vermiştir.

Yetimdi, azimliydi, ilericiydi, çalışkandı, hoşgörülü idi, insan ve siyasi görüş ayrımı yapmazdı, hep gülümserdi, yardımseverdi, yardımlarını gizlerdi ve de girişimciydi. Küçük bir ilçede yetim olarak büyüyen Bir Türk İnşaat Mühendisi kendini B.A.E. kabul ettirmişti. Girişimci Yetim Abdo KARADAĞ, 75 yaşında bu dünyadan göçüp gitti. Ailesine, sevenlerine başsağlığı diliyorum. Geride bıraktıklarına sabır ve sağlık diliyorum. Çocuklarına (kızlarına) babalarının yolunda daha ileriye gitmeleri yönünde başarılar diliyorum. Sağlıklı, mutlu günler dileklerimle, hoşça kalınız.

Not: Kızlarının maddi durumu iyi ise babalarının adını yaşatmak üzere memleketine bir okul yaptırmalarını öneriyorum.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here