Futbola Kadın Eli Değmeli mi? (5)

0
9

Değerli okurlarım, öyle bir başlık attım ki, silemem. Ve de kullandığım ifadelerin sonuna kadar yanındayım, arkasındayım. Yıllar önce de buna benzer bir makalem yayınlanmıştı ya, bir türlü bulamadım.

Futbolumuza kadın eli mutlaka değmeli. Ağızlarına düdük ve ellerine de yeni bayraklar verilmeli. Göreceksiniz işler nasıl rayına oturuyor. Her hangi bir konuda kadın aklı egemen olursa kalite katlanır, temaşa zevki üst düzeyde olur. Bunların hepsi doğru da canlı ve banttan yayınlanan programlarda bilmişlik sunan kadınlarımız zaten o işleri fiilen yapıyorlar, branşlarında doçent, profesör seviyesine yükselmiş bizleri rahatlıkla aydınlatabiliyorlar.

Çok rahatlar ancak, spor programlarında ahkâm kesmek göründüğü kadar kolay değildir ve basitte değildir. O programların apayrı özelliği vardır. Yani kadınlarımız bu işleri bilmiyorlar demeye çalışmıyorum. Yanlış anlaşılmasın.

Spor programları sunan kadınlarımızda şu özellikler aranır;

Herhangi bir spor dalını fiilen icra etmiş olmak, sporda genel kültüre sahip bulunmak, kusursuz ve akıcı bir Türkçe, görüntü, kılık kıyafet. Kılı kıyafet dedim ya, kesinlikle etek boyundan söz etmiyorum. Herkes dilediği gibi ve zevkine göre giyinir.

Erkeklerin sunduğu spor programlarını da izliyoruz. Şayet yakın çekim olsa neler gözükür neler. Her şeye rağmen koşullara uyan, göz estetiğimizi bozmayan sunucularımız da var. Onları tenzih ederim.

Kadınlarımız her şey olmalıdır. TFF Başkanı, MHK Başkanı da. Fakat futbol yorumculuğu karşına konan yazıları okumakla olmaz. Kendinden bir şeyler katacaksın, spor yaşamından kesitler sunacaksın, izleyici sıkılmamalı, ne günlere kaldık dememeli. Tenkitlerimde tamamen samimiyim ve başka türlü de olmaz.

Sporumuza, futbolumuza kadın eli değmeli ama söylediğim konularda da hazırlıklı olmadan, tecrübe kazanmadan ekrana çıkılmaması şayanı tavsiyedir.

Efendim, okurlarım “Dindar Gençlik” ve “Altın Gençlik” ifadeleri ortaya atılıyor. Yani bu konularda bilgiler sunmamı istiyorlar. Gençlerimizin durumu pek parlak olmamakla birlikte genel olarak öğütlerim olabilir.

Gençliğiniz kıymetini bilin, onu boşuna harcamayın, Zor koşullarda sizi okutan ailenize ve hocalarınıza saygılı olun, Gaza gelme, bir örgüte üye bile olsan, kendini potada eritme, Makam sahibi olduğunda hakkaniyet ve adalet duygusundan kopma, Düşene omuz ver, senden güçsüzleri ezmeye çalışma…

Kavga yapmayı düşünme, yapacaksan herkes senden korksun, Melek gibi olma ama nefret edilen kişi hiç olma, Dünyanın en iyisi sen değilsin, önce kendini düşünmelisin,  Dedikodu yapmayın, yapanların da yanına yaklaşmayın, Atatürk’ün yolu er doğrusudur, o yolda yürümeye özen gösterin…

Sonuç olarak, yaşanarak kazanılmış bu öğütler çoğaltılabilir. Muhtemelen başka bir makalemde aklıma gelenleri sizlere sunarım. Hepinizin gözlerinden öperim. Evet, kadınlarımız her şey olmalı ve her şey yapmalılar. Onlar kesin olarak söz sahibi olduklarında tüm olumsuzluklar iflas eder. İnanın!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here