Eğitim Sen’den Dünya Öğretmenler Gününde Birlik Gecesi

0
17

Sendikanın Kurucu Genel Başkanı ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya; “Cumhuriyet Devrimleri İle Hesaplaşamayacaksınız”

Eğitim-Sen İskenderun Şube Yönetimi, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü dolayısıyla birlik ve dayanışma yemeği düzenledi.

Beyaz Saray Restoranda gerçekleştirilen geceye, Sendikanın Kurucu Genel Başkanı ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz, Arsuz Belediye Başkanı Nazım Culha, CHP İskenderun ve Arsuz ilçe, kadın ve gençlik kolları başkan ve yöneticileri, HDP ve EMEP ilçe yöneticileri, Eğitim Sen İskenderun, Arsuz, Erzin, Payas ve Dörtyol temsilcileri, bazı oda ve dernekler ile sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve sendika üyesi öğretmenler katılım gösterdi.

Gecenin açılış konuşmasını Eğitim Sen İskenderun Şube Başkanı Ali Karadaş yaptı. Bütün öğretmenlerin Dünya Öğretmenler Günü’nü kutlayarak konuşmasına başlayan Karadaş; “Türkiye’nin öğretmenleri, 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü çözümsüzlüğe terk edilen hukuksuz ihraçlar, açığa almalar, soruşturma ve sürgünlerin gölgesinde, sözleşmeli/güvencesiz istihdam uygulamaları, hak kayıpları ve ekonomik krizin giderek ağırlaşması ile karşılıyor. Türkiye ekonomisinde yaşanan olumsuz gelişmeler, Türk Lirası’nın aşırı değer kaybı, enflasyonunun yüzde 25’e dayanması, tüm toplum kesimlerini olduğu gibi, bir milyonu aşkın eğitim ve bilim emekçisinin çalışma ve yaşam koşullarını da ciddi anlamda olumsuz etkilemeyi sürdürüyor.

Ülkemiz, “Cumhuriyet tarihinin” en derin krizini yaşamakta. Durumun vahametini ekonomide son birkaç ayda yaşanan gelişmeler anlatıyor! Sorun ve sıkıntılar sadece ekonomide yaşanmıyor. Ülke tek adam rejimi ile resmen açık cezaevi haline gelmiş durumda. Eğitim; yerle yeksan. Bilimden, laiklikten yana ne varsa bu iktidar döneminde hedefe kondu ve bu konuda oldukça büyük yol alındı. Çocuklarımız, öğrencilerimiz ırkçı-gerici bir zihniyetin kuşatması altında. Dış politika iflas etti. Böylesi bir dönem yaşanırken birleşmeyeceksek, ne zaman birleşeceğiz?” şeklinde konuştu.

Ortak talepleri ve ortak programlarını da açıklayan Karadaş; “Krizin yükünü, krizi ortaya çıkaran büyük sermaye ve iktidara yandaş sermaye ödesin. Temel tüketim maddelerine yapılan zamlar geri alınsın, temel tüketim maddeleri, belirlenen fiyatın dışında satılmasın. İşten çıkarmalar yasaklansın. Yaşanan zamlara karşılık emekçilere ek zam verilsin. İflas eden fabrikalar kapatılmasın, kamulaştırılsın. Böylece çalışanları işsiz kalmasın. Ayrıca Kıdem tazminatına dokunulmasın. Küçük esnafının borçları silinsin. Tarım ve hayvancılıkta dışa bağımlığı kaldırmak için üreticiler desteklensin. KHK’lar iptal edilsin, ihraçlar geri alınsın. Tutuklanan 3. Hava limanı işçileri serbest bırakılsın.

Adalet yürüyüşüne gösterilen ilgi aslında toplumda adalete susamışlığın bir ifadesiydi. Basın özgürlüğü vazgeçemeyeceğimiz kırmızıçizgimizdir. Basının üstündeki bütün baskılar kaldırılsın. Kan gölüne dönen bölgemizde “yurtta barış, dünyada barış” şiarımız olsun. Bir an önce tek adam rejimi yerine demokratik bir anayasaya dayalı yeni bir rejim oluşturulsun. Bütün halk kendilerini bu anayasada ifade edebilsin. Gerek yaşanan ekonomik kriz nedeniyle emeğimizin değersizleştirilmesine ve satın alma gücümüzün azalmasına, gerekse mesleğimizin itibarsızlaştırılmasına karşı hep birlikte mücadele edeceğimiz yeni bir döneme giriyoruz.

Buradan emekten, demokrasiden, laiklikten, özgürlükten yana bütün güçlere birleşme çağrısı yapıyorum. Biz birlikte güçlüyüz. Ancak birleşerek kazanabiliriz! Yakın zamanda gerçekleşecek yerel seçimler, birliğimizi güçlendirdiğimiz bir süreç olsun” şeklinde sözlerini tamamladı.

Eğitim Emekçileri, Yeniden Ayağa Kalkmak Zorunda!

Daha sonra söz alan Sendikanın Kurucu Genel Başkanı ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya da yaptığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi;

“Ankara Garında yitirdiğimiz yüzler bizim yüreğimizdeki acıyı dindirmedi. Onlar bu ülkenin barışı için, bu ülkenin özgürlüğü, demokrasisi için yürüdüler ve orada kaybettiğimiz, sendikayı birlikte kurduğumuz yoldaşlarım oldu. Biz yola çıktığımızda, eğitim emekçilerinin örgütlü bir güce sahip olabileceğini haykırdığımızda, bize ‘Siz devlet memurusunuz, devlet memurları sendika kuramaz’ dediler ama biz devlet memuru olmadığımızı, kapıkulu askeri olmadığımızı ve olmayacağımızı, bu ülkenin üretenleri olduğumuzu, bilgiyi, teknolojiyi, emeği üretenler olduğumuzu ve üretenlerin yöneteceği bir Türkiye yaratmak için yola çıktığımızı belirttik.

Kamu çalışanları hareketi, sadece işçi sınıfına değil Türkiye’de demokrasi güçlerine de ciddi bir yol açtı. Eğitim emekçileri, eğitim sisteminin çürütüldüğü bir dönemde yeniden ayağa kalkmak zorunda. Bir ülkenin eğitimi yok edilir ve çürütülürse, inanın o ülkenin ekonomisi çürür, kalkınması çürür, aydınlık yüzleri bir-bir yok edilir.

İhraçlarımız var, açığa alınanlarımız var, sürgünlerimiz var. Buraya gelmeden önce Milli Eğitim Bakanı ile telefonla bir görüşme yaptım, bir de adalet bakanı ile yaptığım bir görüşme var. Her ikisine de söylediğim şudur; Siz 12 Eylül’den daha beter bir iş yapıyorsunuz. 20 Temmuz darbesi Fethullahçı terör örgütüne karşı değil, tıpkı 12 Eylül askeri darbesi nasıl devrimcilere, demokratlara, aydınlara karşı yapılmışsa sizde geçmişinizi tekrar ediyorsunuz. Siz geçmişinizden öğrendiklerinizi yapıyorsunuz. Size söyleyelim, bizimde geçmişimizden öğrendiklerimiz var. Emperyalizme karşı Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının yürüttüğü mücadele geleneğinden geliyoruz. Biz 6. filoya karşı Deniz Gezmiş’lerin, Mahir Çayan’ların yürüyüşlerinden geliyoruz.

Sizin geçmişinizde darbeciler varsa bizim geçmişimizde de devrimciler var, direniş var, mücadele var, mücadele geleneği var. İşte bunun için bu ülkenin kurucusunun Cumhuriyet değerlerini yıkmak için yola çıkanlara sözümüz olsun; Biz cumhuriyeti bedeller ödeyerek kurduk. Biz bugünlere, Cumhuriyet devrimlerine can vere vere geldik. Siz Cumhuriyeti yıkamayacaksınız, Cumhuriyet devrimleri ile hesaplaşamayacaksınız. Çünkü cumhuriyetin savunucuları, devrimci öğretmenler var. Onlar sizin bu mücadeleniz karşısında, onurlu duruşlarıyla hep tarihe not düştüler yine not düşecekler. Özgür ve demokratik bir Türkiye yaratılana kadar devrimci öğretmenlerin mücadele edeceğini biliyorum. Yolunuz açık olsun, mücadeleniz başarı ile dolu olsun.”

Konuşmaların ardından emekli olan üç öğretmene eğitim mücadelesine yaptıkları katkıdan ötürü plaket takdim edildi. Gecede ayrıca görevden ihraç edilen öğretmenler, kendi elleriyle hazırladıkları ürünleri satışta sundukları bir stant kurdular. (Haber: Helga TERBİYELİ)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here