Cumhuriyet Gençlere Emanettir…

0
7

Sanat Yazısı

Değerli Okurlarım, günümüzde Cumhuriyetimize tepeden bakanlar, gereken ilgiyi göstermeyenler, ülkemizin nasıl düşmanlarda temizlendiğini, Cumhuriyetin nasıl ve hangi şartlarda kurulduğunu acaba biliyorlar mı?

Bizler Cumhuriyet çocuklarıyız hamdolsun. Çocuklarımızı da bu inanç doğrultusunda, Atatürk sevgisiyle büyütmeye özen gösterdik. Bizden sonrakiler de aynı münval üzere hareket etmek zorundalar.

Bu en önemli idare şekline inanmayanlar varsa ve de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü muhtelif vesilelerle zaafa uğratmak isteyenler bulunuyorsa; şuna inanınız ki, onlar en kısa zamanda kahrolup yok olacaklardır.

29 ekim 1923 günü…

Atatürk, milletvekilleriyle görüştükten sonra daha önce taslağı hazırlanan Cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti ve ülkemizde 101 pare top atışıyla ve sevinç ve heyecanla Cumhuriyet ilan edildi.

O tarihten itibaren Türkiye Cumhuriyeti gelişerek, büyüyerek, insanlara saygı duyarak günümüze kadar geldi. Biz cumhuriyet çocukları kıyamet kopuncaya kadar O’nu koruyacağız, yaşatacağız… Bunda azimliyiz ve de kararlıyız…

Havadan nem kapanlar Lozan Barış Antlaşmasının, Türkiye’nin tapusu olduğunu bilmiyorlar. Neden bilmiyorlar, neden bilmek istemiyorlar bir türlü anlamış değilim.

Cumhuriyeti bilmeyenlere duyurulur…

Cumhuriyet ezan seslerinin susmamasıdır,

Cumhuriyet Çanakkale’dir,

Cumhuriyet Dumlupınar’dır,

Cumhuriyet Kocatepe’dir,

Cumhuriyet Sakarya’dır,

Cumhuriyet Özgürlüktür,

Cumhuriyet yaşamın kendisidir,

Cumhuriyet Vatan-Millet demektir,

Cumhuriyet TÜRKİYE’dir…

Bize bu güzel idare şeklini armağan edenlerin hepsi Hak’ın rahmetine kavuştu. Onlar bizim atalarımızdır, unutanlar namerttir.

Hepsine şükran borçluyuz, hiç kuşkum yok, olmadı da. Hepsinin mekanları cennettir. Cennete başka kimler gidebilir ki?

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

Gönül Köşemden

Atatürk’ü Unutturamazlar!

Değerli Okurlarım, her ulusta olduğu gibi, bizde de bazı yanlışlar mevcut. Millet olarak ahde vefamız biraz zayıf, unutkanız, tembeliz ve nohuda ve kömüre çok şeyler feda ediyoruz.

Ancak, vatan söz konusu olduğunda “Gerisi teferruattır” diyerek gözümüzü karartıyoruz. Ne kadar güzel ve kutsal bir duygu sözünü ettiğim vatanseverlik. Bu hassasiyetimiz, tüten en son ocak kalıncaya kadar da devam edecektir.

Diğer milli bayramlarda olduğu gibi, Cumhuriyet Bayramında da yurdun dört bir tarafından gelen gençlerimiz ellerinde Atatürk posterleri ve Türk Bayraklarıyla Anıtkabire yürüyecekler.

Amaçları, orada yatmakta olan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e yani Atalarına şükran duygularını sunmak içindir. Giderek artan bu sevgi, sonsuza kadar bütün haşmetiyle devam edecektir.

Milet olma özelliğini korumak kolay bir hadise değildir. Buna rağmen zorlandığımızda kendimize geliyor ve dirsek temasına geçiyoruz. Bunu daima yapabilmeli yani unutkan olmamalıyız.

Aslına bakarsanız, yazılacak, söylenecek çok şeyler var. Ülkemizde Atatürk Edebiyatı hepinizin bildiği henüz tam ve terkipçi eserler safhasına ulaşmamıştır. Ulu Önder gelmiş, destanını yazmış ve tarihe intikal etmiştir. Fakat, Atatürk devri tarihi bile yazılmamıştır.

Ulu Önder Atatürk, sadece Türk Ulusu’na değil, tüm insanlığa bir armağandır. O bizim Ata’mız ve de yüce bir dağ. Onu görebilenler yakın olduklarından başkalarını kaldırıp bakmıyorlarmış demek ki. Ancak, O’nu uzaktan görenler, izleyenler O’ndaki insanlığı, dehayı, azameti görüyorlarmış demek ki…

Ulu Önder Atatürk tarihi bir şahsiyettir şüphesiz. Atamızın, tarihi akışın da şüphesiz çok önemli bir rolü vardır. ve de içinden çıktığı bu toplumun kaderine damga vuracak ve çağının olaylarına yön verecek kadar güçlü ve aynı zamanda etkili bir rol. Bu nedenle milletin kaderine olan müdahalesi şüphe götürmez.

Kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını tanıyan ve onları ikinci sınıf insanlar olmaktan kurtaran yine Ulu Önder Atatürk’tür…

Ata’mız kadınlarımız için neler söylemiş…

“Kadınlarımızın asıl mücadele alanı, biçim ve kılıkta başarılı olmaktan çok ışık ile erdemle süslemek ve donatmaktır. Ben saygı değer kadınlarımızın, Avrupa kadınlarının gerisinde kalmayacak, aksine pek çok yönden onları geçecek ışık ve kültüre sahip olduklarına yürekten inanmaktayım…”

Bu ifadelerle milletine ve Türk kadınına ne denli değer verdiği anlaşılmıyor mu? Tabi ki anlaşılıyor, mutlaka anlaşılıyor…

Ekranlarda, Humeyni’yi çok seviyoruz diyen o iki türbanlıya, o zaman lanet okumuştum, şimdi de lanetle anıyorum. Onlar şimdi ciplerle tur atıyorlar.

“İki ayyaşın yaptığı anayasa, iki ayyaşın yaptığı savaş” diyor, utanmadan. Bende diyorum ki; Helal olsun Atamız aslan sütü içerdi, sizin gibi ot yemezdi. İnek mi onlar? Onlara şunları da hatırlatmak isterim.

O iki ayyaş savaşlardan yenik ayrılsalardı, babalarımızı tanıyabilir miydik? Atalarımızı rahmetle anıyor ve manevi huzurlarında saygı ile eğiliyorum.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

Günün Nabzı

Ata’mı Göremedim

Ata’mı uzaktan bile olsa görememenin ezikliğini yaşıyorum. Bizden daha eski olanlarda göremediklerini söylüyorlar. Hayatta olup da göremeyenler için üzülüyorum. Ben daha dünyaya gelmemiştim. Fakat, bize bıraktığı eserlerle, O’nu görmüş gibi oluyorum. O’nu rahmet ve şükranla anıyorum.

Günün Sözü
Türk Ulusuna Cumhuriyet Yakışır.

Öcal’dan İnciler
Atalarımıza Şükran Borçluyuz!

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here