CHP’li Şahin; “Ekonomik Krizin Tek Çaresi Üretim Ekonomisidir”

0
32

CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin; “Ekonomik Krizin Tek Çaresi Üretim Ekonomisidir”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı’nın Türkiye’de derin bir şekilde yaşanmakta olan ekonomik krizin etkilerinin illere yansımalarını belirlemek amacıyla oluşturduğu ‘Ekonomi Masası’ çalışmaları doğrultusunda, heyet başkanı Hatay Milletvekili Suzan Şahin Isparta’da bir dizi görüşme gerçekleştirdi.

Anayasa’daki ‘Halkın haber alma özgürlüğü’ kavramına hizmet eden, ancak baskılar ve hapse atılmalarla kalemleri hapsedilmek istenen basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Basın Emekçileri Gününü kutlayarak sözlerine başlayan CHP Hatay Milletvekili Suzan Şahin, CHP Isparta İl Başkanlığı’nda yaptığı basın toplantısında, Genel Merkez’in Ekonomi Masası oluşturarak CHP milletvekillerinden oluşan heyetleri 81 ile göndererek, bu illerdeki sanayi, ticaret, tarım, hayvancılık, esnaf, emekli, öğrenci, kadın, çocuk her kesim ile görüşmeler yaparak krizin etkilerini ve toplumun bu krize bakışını değerlendirmek üzere çalışmalar yaptığını söyledi. Şahin, görüşmeler sonrası hazırlanan raporların CHP Genel Merkezi’nde toplanacağını ve illere göre krizin etkilerinin yansımalarının raporlaştırılarak kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti.

Yaptığı açıklamada 2 gün boyunca Isparta’da bir çok sivil toplum kuruluşu ve meslek odası ile görüşmeler yaptıklarını söyleyen CHP’li Şahin Isparta Baro Başkanlığı, Isparta Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, Isparta Ticaret ve Sanayi Odası, Isparta Bakkallar ve Bayiler Odası ve Isparta Ziraat Odası’nı ziyaret etti.

Ziyaretler sonrası yapılan açıklamada Şahin şu ifadeleri kullandı; “Krizi derinden yaşayan iş alanlarının temsilcileri ile yaptığımız görüşmelerde, her ne kadar iktidar tarafından ‘kriz yok’ denilse de Isparta’da da ekonomik krizin derinden yaşandığını görmüş olduk. Özellikle sanayi ve ticaret sektörü yetkililerinin ‘35 yılda çok kriz atlattık ancak hiç biri bu kadar derinden sarsan ve belirsizlik içeren bir kriz olmadı’ görüşü gösteriyor ki çok ciddi ve sonu nereye gideceği kestirilemeyen bir dar boğazdayız.

Biz heyet olarak sadece Isparta halkının sorunlarını dinledik. Kendilerine görüşme sonunda 3 soru sorduk. Bu soruların ilki; ‘Ekonomik krizin nedeni nedir? Yaşanan krizin nedeni Amerika Birleşik Devletleri ile olan sorunlardan kaynaklı bir dış güçlerin oyunu mu yoksa mevcut AKP iktidarının yanlış politikaları mı?’ diye sorduk. Eksiksiz tüm görüşmelerde yetkililer ‘iktidarın yanlış politikalarından ve yönetim yanlışlarından kaynaklı bir kriz yaşandığını’ belirtti.

İkinci sorumuz: ‘Ekonomik krize karşı bugüne kadar olan önlemler sizce yeterli mi? AKP iktidarının ekonomik krizle mücadelede eksikleri var mıdır?’ oldu. Bu soruya da görüştüğümüz tüm kesimlerden aynı cevabı aldık: ‘Kriz ile mücadele edildiğini göremiyoruz, günü kurtarma adına atılan hamleler var ancak orta-uzun vadede belirsizlik söz konusu. Bu nedenle de piyasa kilit halde’ cevabını aldık. Temel sorun adalet sisteminin çökertilmiş olmasıdır.

Adaleti olmayan ülkede güven olmuyor. Yerli ve yabancı yatırımcı güven sorunu yaşıyor, doğru politikalar ile destekleniyor, ülke yönetilemiyor.’ dediler. Sorduğumuz son soru ise: CHP’nin ekonomik krizin başından bu yana açıkladığı 13 maddelik önerileri ve tutumu hakkındaki görüşlerdi. Daha önce Isparta’ya gelen CHP heyetlerinin partimizin önerilerini kendilerine anlattığını, bu önerilerin yapıcı ve üretim ekonomisini teşvik edici olduğunu, bu nedenle de krizin aşılmasında önemli görüşler olduğunun altını çizdiler. Ancak yandaş medyanın yanlı politikalarından dolayı bu çözüm önerileri ve vaatlerin kısıtlı bir alana nüfuz ettiğini de söylemekten geri kalmadılar.”

17 yıldır ülkeyi yöneten mevcut iktidarın, her şeyi ben bilirim tavrı ile ülkeyi beton ve tüketim ekonomisi üzerinden bu günlere getirdiğinin belirtildiği konuşmasında Suzan Şahin; “Bizlerin ve iş sektörlerinin krizden çıkış yolu olarak gösterdiği ‘üretim ekonomisi’ orta-uzun vadede ülkemizi bu ekonomik darboğazdan kurtaracak tek yoldur. Üretim ekonomisi ile dışa açılmadıkça, Cumhuriyet kazanımları doğrultusunda ithalata değil ihracata yönelmeden bu krizin etkilerinden kurtulmamız imkansızdır.

Millet için değil yandaş için çıkarılan kanunlar, uygulamalar, ekonomi politikaları zengin yandaşı daha da zenginleştirip halkımızı gün geçtikçe fakirleştirmekte, toplumsal huzur, şiddet, psikolojik bozukluklar baş göstermektedir. Bu ülkenin geleceği ve bekası için ciddi bir sorun haline gelmiştir. Yaşanan iflaslar, konkordato ilanları, boşanma davaları, haciz dosyaları, intiharlar ve toplumsal tahammülsüzlükten kaynaklı şiddet vakaları gün geçtikçe artmaktadır. Bunun nedeni 17 yıldır ülkenin başında olan AKP iktidarının liyakat sahibi olmayan kişileri ekonominin, tarımın, milli eğitimin, adaletin başına getirerek yarattığı ‘yönetememezlik’ durumudur” ifadelerini kullandı.

Metal Yorgunluğu AKP’dedir!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bahsettiği metal yorgunluğunun AKP’nin kendisi olduğunu ve artık hükümetin ülkeyi yönetemediğini, yönetemedikleri gibi ülke sevgisi uğruna söz söyleyen, öneride bulunanlara da yüz çevirip tek adam rejiminin gereğini uyguladığını eleştiren CHP Milletvekili Suzan Şahin sözlerine şöyle devam etti;

“Önümüzde bir yerel seçim süreci var. 31 Mart seçimlerinde halkımız bu gidişata karşı çıkmaz ve millet için değil yandaşı için çalışan, ‘her şeyi ben bilirim’ diyen AKP iktidarına ‘dur’ demezse ülkemiz daha da içinden çıkılmaz yerlere doğru sürüklenecektir. Türkiye ekonomisi, tarımı, hayvancılığı uçurumun kıyısındadır. AKP iktidarı her seçim öncesi olduğu gibi şimdi de vaatlere başladı. Vaat edip vermeyen bir iktidarla baş başayız; 3600 ek gösterge, emeklilikte yaşa takılanlar, atama bekleyenler gibi toplumun büyük kesimini ilgilendiren sözlerinin hiç birini tutmadılar, tutmayacaklar da. Bugün yerel seçim öncesi verdikleri vaatler de yine tutulmayacak.

Milletimiz 17 yıldır göstermiş olduğu tevazunun karşılığı: krizler, zamlar, adaletin yok oluşu, güven sorunu olarak geri dönmüş, halk perişan duruma gelmiştir. Yerel seçimlerle geldiler, yerel seçimlerle halkımız bu eskimiş ve paslanmış iktidarı dinlenmeye yollayacaktır. 2 gündür heyetimizi misafir eden Ispartalılara sizler aracılığıyla bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. İnanıyorum ki Isparta halkı da bu çıkmazın farkında ve 31 Mart’ta gereken cevabı sandıkta verecektir.”

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here