Bu Günahtan Hepimiz Sorumluyuz (2)

0
19

Değerli okurlarım, Futbol aşk gibidir, haksızı mutlaka cezalandırır. Kabakulak hastalığı gibi, geç musallat olduysa, kişinin yakasını kolay-kolay bırakmaz. Aşk yalanı-yanlışı kabul etmez. Benim sevdiğim ve aşık olduğum futbol da böyle şey. Ona aşık olduğum için de çok cezalandırıldım. O cezalara razı ola-ola, hala ona aşığım!

Peki, bizlere miras olarak bu ayak oyunu temiz midir? Ben çok iyi bilirim ki, futbol hiç de temiz değildir. Çocukluğumdan beri okuduklarım, şimdi ki gibi belleğimde. Bütün dünya kirlenmiş bir futbol izliyor yeşil zemin üzerinde. Kirli futbol dedim ya, hemen düzeltiyorum: “Futbol Kirli Değildir. Futbol Kirletilmiştir!”

Dondurucu kış günlerinde, her şeyi göze alarak ta İstanbul’a gidip, Dolmabahçe Stadı’nın buz sarkan saçakları altında, donmamak için uyumadan sabahlayan, bilet alabilme adına bu işkenceye katlanan bir sporseverim.

Daha sonra ki yıllarda eski açık tribünün bir köşesinde, taraftarların birbirine iltifatları eşliğinde köfte ekmekle maçlar izlemiştir bu gözler. O zamanlar da futbol adına her şey vardı. O günlerden bu günlere gelen bir sporsever olarak, inanın yakınmıyorum, sadece unutamadığım anılarım olarak anlatıyorum.

Bitmedi! Futbol sadece şikeyle, dopingle, teşvik primiyle mi kirlenir ya da kirletilir zannediyorsunuz. Bakınız, belli bir banka kartına sahip değilseniz, örneğin Aslantepe Ali Sami Yen Stadı’nı görebilmeniz, müsabakaları izleyebilmeniz artık hayal!

Demek ki, futbol bundan böyle, cüzdanı şişkin kesimlere hitap ediyor. Bilet ücretleri o kadar kazık ki, insanın bir yerinden girip ağzından çıkıyor. Garibanlar nasıl izlesinler ki?

Bir yerde okumuştum “halimize şükredelim” demek geçti içimden. Güney Afrika’da Dünya Kupası için yeni statlar yaparken, fakir kitlelerin topraklarına el konulduğunu bilenler, müsabakalar başlayınca bu adaletsizliği unutabilir. Futbol aşıklarının inşa ettiği “Şaibesiz Futbol Ruhunu” milletten alıp da elitlere nasıl devrettiği hakkında her sporsever gibi, az yada çok bir fikrimiz var.

Bir gerçeği de vurgulamak isterim ki dün bahsettiğimiz operasyonun sonucu ne olursa olsun ya da ne olmuşsa olmuş. Bu operasyonun sonucuyla yola çıkmamız olanaksız. Söylediğimiz gibi tansiyonu yükseltmemek için değinmeyeceğiz. Bu işten zarar görenleri de gündeme getirmeyeceğiz.

Bu operasyon gerçekten bir fırsattır. Ne demiş atalarımız? ”Bir Musibet, Bin Nasihatten Evladır” sizce de güzel değil mi? Bu operasyon tabi ki geçmişi temizlemez, buna gücü de yetmez!

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here