Dr. Öğretim Üyesi ‘necmi cemal’…
İki Numara Büyük
Giyimine çok dikkat eden bir adam, Bayram arifesinde Ayakkabıcılar Çarşısı’na gider. Modelini çok beğendiği ayakkabının kendi numarası yoktur; 42 yerine 44’ü almak zorunda kalır. İlk günlerde keyifle giyer. Yürüyüşleri bir şıklık ve özgüven kaynağıdır.
Ancak zaman geçtikçe burun kısmındaki boşluk kendini göstermeye başlar. Bollaşan ayakkabı adımlarını zorlaştırır; yoldaki küçük çıkıntılara takılır, bazen düşme riskiyle karşılaşır. Küçük bir fark gibi görünen bu durum, günlük hayatını giderek zorlaştırır.
Yaşam da çoğu zaman böyledir… Özelliklerine göre bir görevi taşıyabilecek birini, uygun olmayan iki üst göreve getirirseniz; yaşayacağı en küçük sorundan en büyüğüne kadar sadece kendisi değil, ekibi ve bütün kurum etkilenir.
İnsanlar, görevler ve sorumluluklar yanlış yere konduğunda küçük pürüzler kısa sürede büyük sorunlara dönüşür. Boşuna söylenmemiştir: Her şey yerli yerinde olmalı. Doğru kişi doğru görevde olduğunda işler akışında ilerler, insanlar motivasyonunu korur, kurumlar güven kazanır.
İki numara büyük bir ayakkabı yürüyüşü nasıl zorlaştırıyorsa, yanlış verilen görevler de kurumların yürüyüşünü aynı şekilde aksatır. Ve unutmayalım… Hayatta da, kurumlarda da… Ayakkabı da görev de tam numara olmalıdır. Çünkü iki numara büyük olan her şey, bir süre sonra yürüyüşü mutlaka bozar.
Nergis
Bir çiçek, bir şehir, bir hafıza…
Hafıza… İnsanın en sessiz hazinesidir. Bir koku, bir ses, bir sokak… Yıllar önce yaşanmış bir anı bir anda geri getirebilir. Ama insan hafızasını kaybetmeye başladığında hayatın en ağır sınavlarından biri başlar. Bugün dünyanın dört bir yanında bilim insanları Alzheimer Hastalığı üzerine çalışıyor. Çünkü bu hastalık yalnızca bir bireyin değil, bir ailenin, bazen de bir toplumun hafızasını zorlayan bir süreçtir.
Araştırmalar yalnızca laboratuarlarda değil, doğanın içinde de devam ediyor. Mesela: Ginkgo biloba, Zerdeçal, Yeşil Çay, Adaçayı… Hepsi hafıza ve beyin sağlığı için yapılan çalışmaların doğal kaynakları arasında.
Ama içlerinden biri var ki… Kışın ortasında açan, kokusu sokağı dolduran o mütevazı çiçek… Nergis. Bilim insanları nergisin içinde bulunan galantamin adlı maddeyi yıllardır inceliyor. Galantamin, günümüzde Alzheimer tedavisinde kullanılan bazı ilaçların etken maddelerinden biri.
Yani bir çiçek… İnsan hafızasını korumaya çalışan bilimin de bir parçası. Ama hafıza, yalnızca bireylerle sınırlı değildir. Şehirlerin, kurumların ve toplulukların hafızası da vardır. Ve bazen bu hafıza korunmazsa kaybolur. İşte tam burada devreye biz giriyoruz: Önce bir dernek kurulur; Ardından bir vakıf ile toplumsal hafızaya yatırım yapılır; Ve nihayetinde bir sağlık kompleksi, sadece bireylerin değil, toplumun da hafızasını ve sağlığını korur.
Bir çiçek, bir molekül, bir şehir… Ve bir vizyon. Antakya’da kış geldi mi nergis görünür. Hatay’ın eski sokaklarında nergis kokusu yayıldığında insan bir an durur. Bir kapı önünü hatırlar. Bir avluyu… Bir çocukluk sabahını…
Ve belki de bu yüzden… Bir nergis kokusu yayıldığında insan bunun nedenini tam olarak bilmez ama bir an durur. Çünkü bazı kokular, sadece burnumuza değil hafızamıza dokunur.







