Ve Bugün Çocuk Olmak

0
8

Günaydın sevgili okuyucularım nasılsınız bu sabah? “Bu sabah bayram sevinin çocuklar” diye başlayan bir şiir var. Bilirsiniz. İşte bendeniz bu sabah sevinen çocuklardanım çok uzun zamandan sonra çocuk oldum ve bugün sevinçliyim kendime-kendime rağmen mutluyum. “Kendime rağmen” diyorum. Çünkü kendim illallah!  Zehir zemberek, mutlu olmak nire kendim nire? Yok yok kişisel değil sıkıntım, sağlığım baharın marifeti olarak yerlerde sürünmesine rağmen maşallah zımba gibiyim… Atölyemde işler tıkırında yeni öykü kitabımda da amma velakin içinde bulunduğumuz garip sosyolojik, psikolojik durum yalnız kendimi değil bütün ülkeyi derinden sarsıyor. Buna şimdi girmek istemiyorum kendime rağmen mutlu olmanın keyfini çıkarmak istiyorum.

Aynen çocukluğumdaki gibi sabahın erkeninden kalktım, yağmur yağmasın diye dua ederek. Bir yumurtayı sütle çırpmadım ama çokkkk uzun zamandan beri yapmadığım gibi güzel bir kahvaltı yaptım… Ohhh ya Allah kimseyi açlıkla sınmasın valla çok iyi geldi. Ve sonra bir güzel giyindim ve yepyeni ayakkabılarımı ve ona uygun çoraplarımı bu günün şerefine paketlerinden çıkarıp giydim. Aslında ayakkabıyı birkaç gün önce almıştım ama bayram gününe saklamıştım. Yeni ayakkabı dedim ya her üç yılda bir spor ayakkabı bana düşen bu. Daha çok değil. Afganistan’da bir cep telefonu almak için en az 6 ay çalışmak ve kazandığın bütün parayı o cep telefonuna yatırman gerekiyor. Ben denizin ayakkabısı bir telefondan hem daha ucuz, hem de üç yılda bir alınıyor diğerinin cılkı çıktığı için. Neden böyle biliyor musunuz? Ayakkabısının cılkı çıkan çocukların neler hissettiğini bildiğim için. Ve o ayakkabıya sahip olunca duydukları sevinci aynen onlar gibi yaşmak için. Telefona gelince valla eski model ve ikinci el. Ve yeğenimin armağanı bu yüzden gerçekten çocuk gibi sevinçliyim ve içim kıpır kıpır valla. Çok ama çok uzun zamandan beri kendimi böyle kaygısız, böyle hafif, böyle çocuk hissetmemiştim… Çocuk olmak, çocukluğa dönmek ne güzel bir şeymiş ya! Tavsiye ederim bir günlüğüne çocuk olmayı, olun! Ve sokağa çıktım kayıtsız şartsız egemenliğin millete verildiği günü kutlamak için. “Şimdi egemenlik kayıtsız şartsız milletin mi ki” diye kendim küçümseyerek sordum. Ama bendenizin kulakları tıkalı duymuyorum. Bugün sağır olmaya karar verdim bakalım nereye kadar?

Çoluk, çocuk, genç, yaşlı sokaklarda, hava güzel, güneşli, kadınların çoğunda beyaz pantolon, siyah tişört sanki sözleşmiş gibi. Çocuklar bir peri, birer çiçek, adeta kandillerine armağan edilmiş bu çok değerli bayramı kutluyorlar. Bizim okulda saygı duruşu ve İstiklal Marşından sonra coşkulu kutlamalar başladı onları izledim. Sonra azıcık sahile doğru uzayım bari dedim. Etraf bayram coşkusu içinde; zaten İskenderun’un üzerinde o hava vardı, dünden hatta önceki günden beri o jetlerin gösteresi yok mu, valla bütün gösterilerden heyecanlı ve korkutucu ve gurur verici ve duygulandırıcı idi… Mıymıy hatunlar gibi gözlerimde yaşlar boncuklanmıştı valla o başımızın üzerine dek alçalıp sonra arşa yükselen jetleri görünce…

O jetleri kullanan süper insanları düşününce. Ve dünkü yazımda sözünü ettiğim bölük bölük sahili dolduran insanların birlik ve beraberlik içinde çocuğu, yaşlısı, genci, engellisi, bebeği, kadını, erkeği ile aynı hedefe kilitlenmesi gerçekten çok olağan üstü bir şeydi. Ve sırf bu yüzden bizleri bir arada tutan bu güzel etkinlikleri bize armağan edenlere çok teşekkür ediyoruz. Ve düşünüyoruz ki bu insanlar kızgın demir değiller asla. Bayram coşkusu yaşamayı bilen insanlar bendenizce linç etmek, aşağılamak, hakaret etmek ve linçi haklı gösterecek insanlar ya da yaratıkları da desteklemezler, diye düşünüyorum. Sonra gerçekten demir kızgınsa onu soğutmanın çareleri de en azından o duruma gelene dek harcanan çabayı gerektirir. Yani öyle kolay soğumaz demir yani bildiğim kadarı ile. Neyse artık demir olanlar düşünsün onu, biz etten kemikten ölümlü insanlarız.

Ve sevgili okuyucularım kendime rağmen mutlu olmak için bu güzel ve özel günde bu konuya devam etmeyeceğim. Dilerim Hatay ve İskenderun’daki bu kardeşlik havası bütün ülkeye yayılsın. Ve sağlıkla, sevgiyle ve birlik ve beraberlikle kalalım, her zaman ama kime olursa olsun linç ve linçi haklı gösterecek bütün zihniyetleri reddederek özellikle bir ülkenin birlik ve bütünlüğüne yönelik ise. Ah ya yine kendim gibi oldum! Hadi o zaman yeniden sağlıkla, mutlulukla kalın sevgili okuyucularım. Egemenlik ve çocuk bayramımız kutlu, daim ve barışa neden olsun dilerim… Yase

Günün Şiiri

23 Nisan

23 Nisan…
Yurdu koruyan,
Yarını kuran,
Sen ol çocuğum.

Eskiyi unut,
Yeni yolu tut,
Türklüğe umut,
Sen ol çocuğum.

Bizi kurtaran,
Öndere inan,
Sözünü tutan,
Sen ol çocuğum.

Küçüksün bugün,
Yarın büyürsün
Her işte üstün
Sen ol çocuğum.

Çalışıp öğren,
Her şeyi bilen
Yurduna güven
Sen ol çocuğum.
Hasan Ali YÜCEL

23 Nisan

Sana armağan etti,
Ata bu güzel günü,
23 Nisan bugün,
Çocuk Bayramı günü.
Sevin, oyna, gez, dolaş,
Senin bayramın bugün.
Bayrağı sev arkadaş.
Dalgalandıkça öğün.

R.Gökalp ARKIN

23 Nisan Günü

Bayram yapar çocuklar,
23 Nisan günü
Büyük bir sevinç kaplar,
Bütün yurdun üstünü

Bin dokuz yüz yirmide
Duyuldu halkın sesi
Açıldı bu tarihte
Büyük Millet Meclisi

Bugün edildi ilân
Yeni bir Türk devleti
Bundan, 23 Nisan
Sevindirir milleti
İ.Hakkı SUNAT

Günün Sözü

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Egemenlik verilmez, alınır.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Ulusal egemenlik öyle bir ışıktır ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar yok olur.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Ulusal egemenlik, ulusun namusudur, onurudur, şerefidir.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Özgürlüğün de, eşitliğin de adaletin de dayanağı ulusal egemenliktir.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Kendi kendimize egemen olmayı öğreten yönetim en iyi yönetimdir.
Goethe

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here