İşte Devletin Polisi

0
30

İstanbul Taksim ve Gezi Parkı ile yaşanan olaylar malum! Yaşanan olaylarda en büyük görev ve sorumluluk Emniyet güçlerimizindir. Olayların diğer illerimize de sıçraması, sorumluluğu daha da artırmıştır. Bu kadar büyük ve Yurt dışına dahi yayılmış olan protesto gösterilerinin Emniyet güçlerinin çok az zayiatla sakinleştirmesi gerçekten başarıdır.

Ben 1967-1971 dönemi üniversite mezunu olarak çok olaylar yaşamış bulunmaktayım. Ancak o kadar olaylı öğrencilik hayatı dönemimde bir kez olsun, karakol ve emniyete gitmiş ve alınmış değilim. O dönemin faşist, komünist ya da solcu, ülkücü diye bilinen guruplardan da ülkücü gurupta bulunmakta idim.

Her iki gurupta ülke için çalışıyordu. Tabi, ne sağcıyım, ne solcu futbolcuyum futbolcu diye geçinen gurup da, azda olsa vardı. Birisi, ülkenin Marksist ve sol görüşle kalkınacağını, diğeri ise milli sistemle ülkücü görüşle kalkınacağını savunuyordu. Diğeri ise ekmek peşindeydi.

İki gurubun devamlı çatışması, yurdun öz evlatlarının, kardeşlerin biri birini öldürmeleri idi. O dönem soğuk savaşının temsilcileri Rusya ile ABD’nin, Türkiye üzerinden Dünya nimetlerini paylaşma hesaplarını yapmaları idi. Birisi paramparça oldu mazlum milletler hürriyetine kavuştu, diğeri BOP uygulayıcısı epey ülkeyi yedi daha da doymadı! Emperyalist emelleri için hala insanları, özellikle İslam Ülkelerini biri birine kırdırtmakta. Geçmişte,12 Eylül öncesi Türkiye’mizde yaptıkları gibi ölen de öldürende aynı ülkenin insanları.

Geçmişte öğrenci hareketleri, daha sonra halkın da katıldığı gösteri ve hareketlerde, şimdi olduğu gibi, Polis ve Asker görev yapardı. Ne yazık ki bölücülük o noktaya varmıştı ki Polis de, Polder ve Polbir diye ikiye ayrılmıştı. Ters grup, ters polise düşerse yandı, ne yaşanacağı belirsizdi. İnsanlar karakollara gitmek istemiyor, korkuyordu. İhtilal sonrası, İhtilalın acımasızlığını gören insanlar, dahili ve özellikle harici oyunları anlamışlar ve kardeşlikte, ülkenin birlik ve beraberliğinde birleşmeyi becermişlerdir.

90’lı yılların sonunda, buna benzer, başörtüsü ve demokratik haklar için, aylarca Camiler, Beyazıt ve Sultan Ahmet Meydanları işgal edilmişti. Yüce Kur’an dahi, acımasızca zincirlenerek gösteriler aylar sürmüştü. Sonuçta olaylar, siyasilerin itidalli hareketleri, emniyet güçlerimizin kardeşçe davranışı ile son bulmuştu.

Hülasa yine aynı şekilde, iktidarın talepleri dikkate alması ve Emniyet güçlerimizin gençlerimizin kardeşlerimiz olduğu bilinci ile hareket ve davranışları ile bu olaylar da, son bulacaktır inşallah diyerek, hoşça kalın, Allah (cc)’a emanet olun ve ay-yıldızlı bayrak asın.

e-mail: nurettincan1453@hotmail.com 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here