Hatay Mutfağında Belen Mutfağının Yeri ve Önemi

0
38

Hatay mutfağı denince nedense hep akılla Antakya gelir. Hâlbuki Hatay mutfağını zenginleştiren bölgeler de var, onlardan birisi de Belen ilçesi. Neden Belen ilçesi denirse! Üç bölgeyi kendi içerisinde barındırdığından dolayıdır. Şimdi bu üç bölgeyi biraz derinlemesine inceleyelim.

Mısır seferini yapan Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim han sefere giderken, Belen ilçesinde konakladı. Bayağı uzun şekilde kaldı. İlk savaşını da buradan yöneltti. Mumluklular ile meydan savaşı 1516 yılında Kilis yakınlarında yapıldı. 1552 yılında Halep ile İskenderun arasında yol aranırken, Kanuni Sultan Süleyman tarafından Belen’e Camii, hamam ve han yaptırıldı. Derken Kayseri Develiden derbentler getirildi. Daha sonra Kırım Türkmenlerinden 65 aile daha Belen’e getirtildi. Gelen Türkmen ailelerine toprak verildi ve her türlü vergiden bu halk muaf tutuldu. 1770 yılında Adana valisi Abdurrahman Paşa, Belen ilçesine daha çok nüfus getirtti ve kasaba yaptı. 1918 yılında bölgeyi Fransızlar işgal etti.

Anlayacağımız şekilde şu bir gerçek ki Belen ilçesinde üç devletin kültürleri oluştu. Osmanlı, Türkmen, Arap ve Fransız! Bu ülkelerden gelen insanlar yörelerinin kültür ve geleneklerini de beraberinde getirdi.

Hatay mutfağı dendiğinde, yalnızca Antakya mutfağı şeklinde lanse edilmesine kesinlikle ve kesinlikle karşıyım. Antakya, Arap ve Osmanlı kültürüyle bir olabilir. Buna karşı çıkmıyorum ama Belen ilçemizin kendi öz dokusuna uygun yemek ve genel kültürü yüzyıllardan beri gelen bir kültürdür. Birde bunların yanında Ermeni vatandaşların da çok uzun yıllar Belen ilçesinde konaklandığı biliniyor. Hatta hali hazırda kiliseleri de mevcut Belen’de.

Bugün Belen’de yapılan yemeklerin çoğu kamuoyumuz tarafından bilinmiyor. Bilinse dahi başka şehirler Belen’in damak zevkine sahip çıkmışlar. Şimdiye kadar bu konu asla gündeme gelmedi, getirilmedi. Nedeni gayet basit! Belen hep bir köy olarak göründü de ondandır. 1648 yılında Evliya Çelebi buranın adını Belen olarak yazıtlarında bayağı geniş şekilde incelemiş ve yazmıştır. Belen; Türkmenlerin dilinde yokuş ve yüksek dağ üzerinde, iki dağı ayıran manasına gelmektedir.

Kısa olarak vermiş olduğum bilgilerden de anlaşılacağı gibi Belen ilçesinde üç tane uygarlığın izleri var. Osmanlı, Türkmen ve Arap kültürlerinin yoğunluğunda olan bu ilçeye Ermeni ve Fransız kültürünü de eklersek sayı dörde-beşe çıkar.

Belen’in mutfak kültürü de başlı başına bir konu. Osmanlı, Türkmen ve Arap mutfağının halen derin izleri yaşanılıyor. Bugün Hatay mutfağında oluşan çeşitlerin doğum yeri özellikle üstüne basa-basa söylüyorum Belen’dir. Unutulmuş ve unutulmaya yüz tutmuş yüzlerce çeşitler var. Ekmek aşı bir zamanlar insanların ilaç diye yedikleri besin kaynağıydı. İçinde bulunan nar ekşisi ve çok çeşit karışımlar özellikle sabah kahvaltısında yenirdi. Soğuk kış günlerinde insanları ısıtan ve her türlü soğuk algınlıklarında, kesinlikle bir tedavi yöntemiydi. Pissik umacı, kabak veya ıspanak boranyesi, semirsek, süneberi ve soğanlı biberli aş halen Belenli halkımız tarafından, titizlikle yapılmakta ve yenmekte.

Bazen Belen ilçesinde bulunan köyleri geziyorum. Gerçi şimdi onlar birer mahalle oldu. Olsun geçmişimizi asla kimse silemez. Konuk olduğum evlerde yapılan yemekleri bu yaşa geldim ilk defa yer gibiyim. Hâlbuki Belenliyim ve bu yemeklerle büyüdüm. En basiti bir yumurta kavurma kültürü farklı. Karnım çok acıkmıştı çok yol yürüdüm ondan dedim ve bir mahallede Tanrı misafiri oldum. “Karnım çok aç” dedim ve evin hanımefendisi az bir zaman içinde yumurta kavurmuş ve yanında da ayran yapıvermişti. Açık ekmekle onu oracıkta bir nefeste tükettim. Çok farklı bir yumurta pişirmişti. Hala dadı damağımdadır!

Dayanamadım sordum ‘bu yumurtanın içinde ne var?’ diye. Ninem cevap verdi. ‘Kadanı alayım oğlum işte bir kaç yumurta ve erimiş kuyruk yağı, birkaç diş sarımsak, tuz ve üstüne karabiber…’ Basit gibi gözüken bu yumurta işi her kesin altından kalkamayacağı bir iş.

Belen’de genç ve başarılı bir başkan var. Belen’in tarihsel kültürünü ortaya çıkartabilir meziyetlere sahip. Ülkelerin çoğu, özel bir yemeğiyle ünlenir. Bizim binlerce ünleneceğimiz yemek kültürümüz var. En basiti bir ‘Belen Tava…’ Belen haricinde hangi lokantaya giderseniz gidin Belen’deki o lezzeti asla bulamazsınız.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here