Futbolun Şövalye Ruhu (5)

0
6

Değerli okurlarım, cennet-i mekân atalarımızın, askerlerimizin, yoldaşlarımızın mesajlarında umutsuz olmayın, umutla dolu olun demişlerdi, ben de bu umudu şöyle değerlendirdim. Dikkat ederseniz futbol dediğimiz şu ayak oyunu bakın bizi nerelere getirdi.

Futbolun sadece topu tekmelemek olmadığını ısrarla söylüyorum ya işte bütün mesele buradan kaynaklanıyor. Bir de futbolumuzu adam gibi adamlar yönetse, inanın tadından yenmez olur. Evet, hani cehennemi bir sıcağın ortasında bunalıp nefesiz kalıp buram-buram terlerken, aniden tatlı, ılık bir meltem eser, yüzümüzü yalar, ferahlarsınız içinizi huzur ve umut kaplar ya… Hani, yolunuzu yitirip, endişe ve korku içinde meçhule doğru yol alırken karşınıza aksakallı bir muhterem çıkar, gideceğiniz istikameti gösterir, tekrar size yolunuzu buldurur ya…

Hani durup dururken yaşam sevincinizi yitirdiğinizde, içinizi nedensiz bir sıkıntı, umutsuzluk kapladığında, kendinizi canlı-canlı mezara girmiş gibi hissettiğinizde, aniden karşınıza yıllardır görmediğiniz bir dost çıkar da yüreğinizi yakan özlemi, umutsuzluğu bastırabilirsiniz ya… Hani, karşılıksız aşka düşüp acılar içinde kıvranırken, aniden sevdiğiniz gelip, aslında kendisinin de sizi sevdiğini ve bunu yeni fark ettiğini itiraf edip, cennetin kapılarını ardında kadar açar ya…

Efendim, Allah’a yürüyen atalarımızın, askerlerimizin, yoldaşlarımızın verdikleri mesajların içeriğinde bunlar saklıdır. Bu saydıklarımın hepsi de birer mucizedir. Mucizeler her zaman gerçekleşmese de, inançlı olmakta yarar var.

Bütün mesele futbolu sevmek ve insan oldum diyebilmek ve fakat bunları söyleyebilmek de herkes için kolay olmayabilir. Eğer kolay olsaydı, bizi insanlıktan çıkaran zaaflarımızdan arınabilmek, şişmiş egolarımızın, kaprislerimizin “Sahamızda kazanamazsak kazanamayalım, benim cebim dolsun” zihniyetinin esaretinden kurtulabilmek. Aklımızı duygularımızın önüne geçirebilmek ama güzel duygularımızı, özverimizi, fedakârlığımızı da aklımızla harmanlamak!

Futbolun şövalye ruhunu, adam gibi adam olmak, insan olmak, muhatabının da insan olduğunu kabullenmek yatar. Bunu beceremeyenler insan değil, insan müsveddesidir.  Kimsenin rengi beyaz değildir, siyah da olmayabilir. Herkes grinin tonlarına dört elle sarılıp yoluna devam etmektedir. Futbolu seveceğiz, onun şövalye ruhuna saygılı olacağız ama yanlışlara seyirci kalıp, sahip çıkmayacağız.

Yeryüzü ve üstündekilere manen sahip olabilmek için önce insan olabilmek şövalyelik ruhunu da özümlemiş olmak şarttır. Takımını alkışlarken, rakip taraftarı da haklı görüp saygı duyarsan, yenilgi halinde, rakibinin daha iyi oynadığını kabul edersen, kalabalıkta ve toplumlarda erdemlerini koruyabilirsen, bürokratlarla gezip, halka ait erdemlerini yitirmezsen, beklemesini bilir, beklemekten yorulmazsan, düşmanlarında, dostlarında seni incitmeyecek duruma gelmişse, bunun üzerine başka şeyler söylemeye gerek yok. Bu özelliklere sahip olanlar, hem insandır ve hem de gönül adamıdır vesselam…

Yinelemek istiyorum. Futbol sadece topu tekmelemek değildir. Hiç olmazsa bunları bilmek şarttır. Başka türlü düşünülemez.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here