Dişe Diş, Kana Kan, Seninleyiz Öcalan!

0
76

Tüm hemşeri ve dostlarımızın buruk geçen Mübarek Kurban Bayramı ile Cumhuriyet Bayramını içtenlikle kutlayarak, hayırlara vesile olsun dileklerimle başlamak istiyorum. Ancak arifeden bir önceki hafta yapılan, BDP’nin Olağan Kongresinde atılan sloganların acı ve yarasına değinmeden geçmek mümkün değil. Slogan, amacı gayeyi ve varoluş nedenini ifade eden kısa ifadelerdir. Dolayısıyla aşağıda sayılmış olan sloganlar, kongre yapan kuruluşun ana damar aort’u ve diğer kalp damarlarıdır. Mezkûr kuruluşu, doğrudan bağlar, sorumlu tutar.

Liderimiz dedikleri, 45 bin kardeşimizin katline sebep olan örgüt lideri; açıkça, çekinmeden, gururlanarak söyledikleri Öcalan’dır. Yapılan kongre sözde Türk siyasi hayatına girmiş bir partiye aittir. Bu partinin mecliste gurubu vardır. Genel Başkanları ve gurup sözcüleri hatta tüm üyeleri, ülke aleyhine her sözü çekinmeden ve arlanmadan söylemektedirler. Sanki Meclis’te yapılan yeminlerde ayaklarını kaldırarak ant içmişler ve Türkiye’yi parçalama yemini etmişlerdir.

Kongre salonu terör örgütünün bayrakları ile donatılmış, her taraf Öcalan posterleri ile dolu vaziyette, devamlı şu sloganlar atılmakta; “Dişe Diş, Kana Kan, Seninleyiz Öcalan! Liderimiz Öcalan! Öcalan’a Ev Hapsi! Özerklik Yetmez, Tam Bağımsızlık!” Bu ve bunun gibi benzeri, iğrenç ve utanılacak, kardeşliğimize, İslam ahlakına mugayir, örf adetlerimize tam ters ‘İhanet’ sözleri. Hepsini ekranlarda görmekteyiz, demeçlerini okumaktayız.

Açıktan, Devlet ve Millet düşmanlığı, yani kendilerine ve tüm vatandaşlarımıza, İnsanlar arasında ayırım yapmayan, demokratik düzene, herkesin serbestçe inancını, İslam’ı rahatça yaşadığı, Türkiye Cumhuriyetine karşı ihanet ve başkaldırıdan başka bir şey değildir. Gerçi soruşturma başladığı söyleniyor ama bu yeterli mi? Halkımız ‘artık neredeler’ diye, Cumhuriyet Savcılarının, Hukukçuların, bu yapılanlara karşı adil ve hak ettiği cezayı verecek mahkemelerin arıyor.

Dokunulmazlıkmış, ne dokunulmazlığı? Millete ve Cumhuriyete meydan okuma dokunulmazlığı mı diye sorar hale geldi. Cumhuriyet Savcılarısınız, bu Milletin Cumhuriyetine, bu çapulculara kast ettirmeyin! Bu cennet vatanda beraber yaşıyoruz ama bunlar anlamıyorlar dertleri başka, arkasına Barzani’yi, AB ve özellikle ABD’yi almışlar, devamlı ayırım yapmadan katletmekteler. Kendi ölülerini de ‘şehit’ diye yerel yönetimlere merasimle kaldırtmaktadırlar. Utanç verici! Karşılığında birde tazminat ve maaşa bağlanma istenmektedir.

Bunlara ve yüce meclisteki temsilcilerine taviz verilmesin. Milletin sabrını taşırmak ve kaos yaratarak, kardeş kavgası çıkartarak yabancı güçleri çağırmak istiyorlar. Aziz Milletimizin, partili partisiz tamamı, huzur, sükûn ve refah arzuluyor. Bunları çok cesaretlendiren, “Demokratik Açılım, Özgürlük” gibi art niyetli taleplerine tamamen karşıdırlar. Daha önce bu meyanda olan, Habur Mahkemeleri ve gözdağı verdikleri gösterileri, Oslo gibi çok acı olan görüşmeleri, İmralı ile idamlık mahkûm muamelesi dışında, özel itibar verilmesini, hele-hele ev hapsi gibi saçmalıkları duymak ve yaşamak istemiyor.

Halkımı artık, hükümetimiz ve siyasi partilerimizin hepsinin, uzantıları olan BDP’ye karşı tavır alınmasını istiyor. Bu gidişle yarın geç olabileceğini haykırır gibidirler diyerek, acil önlem ve tedbir alınması kaçınılmaz olmuştur. Hoşça kalın, Allah (cc)’a emanet olun ve ay-yıldızlı bayrak asın.

e-mail: nurettincan1453@hotmail.com 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here