Ahlakın Kimyası (3)

0
10

Değerli okurlarım, dünkü sayımızda “ahlakın kimyası bozulmaya görsün” demiştim ya. Onu toparlamak, yörüngesine oturtmak o kadar zor, o kadar zahmetlidir ki, ifadesi de oldukça zordur. Şöyle bir örnek verebilirim. “Elit” insanlar vardır muhtelif yerlerde. Bu insanlar, o saygınlığı kazanmak için yıllarını vermişlerdir, belki de bir ömür… Hoş karşılanmayacak bir hadiseye adları karıştığında, bir ömür vererek kazandığı saygınlığı, tekrar kazanmak için bir ömürleri daha var mıdır sizce? Çok zor, kayıpları çok büyüktür onların.

Konuya bir de, rantçılar, üçkâğıtçılar yönünden bakalım; ahlaksızlığı boyut kazanmış, dünyayı dolandıran, tüyü bitmemiş yetimlerin bile hakkını yemekten çekinmeyen ve ahlaksızlığın kareköküne demir atmış bir adama “Sen Ahlaksızsın” diyin bakalım, neler oluyor?

Bir anda o kişi dünyanın en namuslusu olur çıkar ve de kaba kuvvet kullanmanın dışında sizi mahkemeye vermekle tehdit eder. Sonunda özür dilemek zorunda kalırsınız. Ahlaksızlık altın gömlek de olsa, hiç kimse onu kabul etmez. Nedense etmez işte ama yaptıklarına ne derler bilmiyorum.

Bu çarpıcı örnekten sonra tekrar konumuza dönelim. Yine, tanık olduğum bir olayı sunmak istiyorum. Burada, takım ve sporcu ismi, müsabakanın nerede oynandığı artık önemli değil ama merak edenler olursa, ayrıntılarına kadar yine bu sütunlarda sizlere sunabilirim. Bir yerel takımımız deplasmanda maç yaparken bir futbolcusu çift sarı karttan kızardı. Hocası onu soyunma odasına götürmesi veya göndermesi gerekirken, öyle olmadı. Psikolojisi bozulan futbolcu, ev sahibi taraftarların önünden bir sağa bir sola ve de el kol hareketleriyle kaos ortamı yarattı. Büyük bir olayın çıkması an meselesiydi. Bu centilmenlik dışı hareketlerde, teknik heyet de yanlışlar içindeydi.

Bir kıvılcım, büyük olayların çıkmasına neden olabiliyor. O nedenle, en gerilimli müsabakalarda bile herkes kendine hakim olmalıdır. Bu tür kaos yüklü olaylara, Süper ve 1. Lig’de rastlanıyorsa da, günün birinde yerel takımlarımızın süper lige terfisi halinde, 5 Temmuz Stadında da olacağını tahayyülümüzden uzak tutmamalıyız.

Spor ahlakından yoksun, taraftar, hakem, sporcular tribün terörüne ve şiddete davetiye çıkarırlar. Bu üç sacayağı futbolun olmazsa olmazlarıdır. Birinin yanlışı her şeyi berbat eder. Tribündeki sporseverler, futbol kurallarını tam anlamıyla bilse bile, hakemin ısrarla yanlış kararları, futbolcuların tribünlere yönelik olumsuz hareketleri sporseverleri çileden çıkarır. Taraftarlara verilen cezaların caydırıcı olmaması, yüzeysel oluşu, örneğin sahaya girip poz veren bir sporsever, sadece stat dışına çıkarılmakla cezalandırılıyor. Yarın kaldığımız yerden devam edeceğiz.

Mutlu olun, mutlu kalın… SAYGILARIMLA

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here