Kurt Bağımsızlık sembolüdür, bizim için değeri ayrıdır, o devamlı ulur. Ergenekon Destanımızda Börteçine adı ile de devamlı ulur. Onun için Milli destanımızda, “Ergenekon Yurdun Adı Börteçine Kurdun Adı” dillerimizde teşbihleşmiştir. O Bağımsızlığından ödün vermez, bağımsızlığın kaybettiği zaman, birine bağlı ve sadakatte kalır, boynuna tasma ve zincir vurulur. İşte o zaman adı da değişir. Köpek ya da İt diye isimlendirilir. Bozkurt’u küçümsemek Türk tarihini bilmemek ve Türk Milletine hakaret etmek demektir.
Romalıların da, okul kitaplarında okuttukları, bizim de tarih kitaplarında gördüğümüz, dişi Kurt’un emzirdiği Romus-Romulus kardeşlerle ilgili destanları vardır. Ergenekon, tarihimize ve destanımıza hakaret, özelikle Türk’ü küçümsemek için, ne olduğu belirsiz birçok davaların genel adı oldu. Hâlbuki Terör Örgütü diye açılan bu davalarda ERGENEKON isminin kullanılması, mahkemelerce yasaklanmıştı. Buna rağmen birçok TV’lerde özellikle Ergenekon Terör Örgütü olarak seslendirilmekte ve anons edilmektedir. Suçlu cezasını çeksin, adalet yerini bulsun, hiç söz yoktur ama özelikle besleme ve dış destekli basının, ateist ve cinsellikte sınır tanımayanların, hayvanlarla ilişkiyi normal bulanların, taraf ve benzeri medyanın, bu ismi kirletmesi kanımıza dokunmaktadır.
Meselenin özüne gelinirse, Cumhuriyetin kurucu önderi Mustafa Kemal Paşa, bir Bozkurt’tu, Banknotumuzda Bozkurt vardı. Masasında Bozkurt kalemlik vardı. Okullarımızda Bozkurtlar ve Oba Başkanlıkları vardı. Kısa süre önce rahmete kavuşan Denktaş’ın Milli Mukavemet Teşkilatı Bayrağı Bozkurttu, milli petrol şirketimiz Petrol Ofisi arması hala Kurt başıdır. Çocuklarımız Milli Bayram geçitlerinde, Yavrukurt olmak için can atarlardı.
ABD’nin yaptırdığı 1960 ihtilalından sonra, Bozkurtların ölümü, uyuması, hitam bulmuş ve Rahmetli Türkeş’le dirilişe geçmiştir. Tek Milletvekili ile hükümet kurmuş ve devlete yön vermiştir. Üç Milletvekili ile de Hükümet kurmuştur. Her ikisinde de, Başbakan Yardımcısı olarak, Başbakanlık yapmıştır. Döneminde, necip Türk Milleti hakkında hiçbir kurum, kuruluş, siyasi ve ticari teşekkül, hiçbir legal veya illegal örgüt konuşamazdı.
1972 muhtırası, acımasız 1980 İhtilalında Bozkurtlar çok çile çekmiştir. Mesele Vatan olunca, her şeyi teferruat görmüş ve sineye gömmüştür. Rahmete kavuşan Sn. Başbuğ Türkeş’ten sonra belli bir süre sarsıntı hatta kaos ortamında mücadelesine devam etmiştir. Bozkurt, Türkiye’nin en büyük partisi olmuş, birçok imkân ve gelişmeler karşısında Hükümet Başkanlığını alması gerektiği halde, Cumhurbaşkanlığını alamamıştır. Son on yılda AKP hükümetleri ile gidilen seçimlerde devamlı oy kaybetmiştir.
Bozkurtlar üzgün ve neler olduğunu, neler olmakta olduğunu düşünmektedir. Yerinden memnun değil, başım göklere yükselsin diyor ama boynu bükük, başı eğik düşünmektedir. Damarlardaki kan zehirli denmekte, bayrak yerlere atılmakta, geçmişte küfür edildiği gibi aynı şekle benzer küfürlerle, şerefsizlikle suçlanmakta sessizlik devam etmekte. Artık ulumayı unutmuş olmalıdır. Ermeni Soykırım Mitingine, 15 kişi ile katılmış ama görevini yapmıştır.
Bazıları Akkurt’um demekte ve iktidarda küçümsenmeyecek sayıda gurubu olduğu söylenmekte, kimisi benim gözüm karadır, ben Karakurt’um, kimisi de, yalnız Kurt’um hiçbir şartta evcilleşemem demektedir. Bozkurt 1960 İhtilalı sonrası, CKMP’den bu yana, her zaman ve zeminde, korkmadan, yılmadan, sadece Allah (cc)’tan korkarak mücadelesini vermiştir. Bir şey olacak, her şey olacak beklentisini, “Hıra Dağı Kadar Müslüman, Tanrı Dağları Kadar Türküm” diyerek, yarım asır mücadelesinde Şehit değil ama Gazi olmuştur. O şimdi GAZİ KURT’tur. Hoşça kalın, Allah (cc)’a emanet olun ve ay-yıldızlı bayrak asın.
e-mail: nurettincan1453@hotmail.com