17 Ocak 2012’de, Salı günü, saat 08.00’de, Şehit Oğuz Yener Caddesinde, Manolya Çiçekçilik karşısındaki bakkal, sebze halından getirdiği yeşillikleri yerleştiriyordu. Bakkalın karşısında karşı kaldırıma iyice yanaşan traktör vardı. Traktörden kaldırıma biraz kum, çimento indirdiler. Kürekle karıştırdılar. Elektrik uzatma kablosunu bakkala uzattılar. Bakkaldan elektrik alacaklardı. Birinin elinde büyük bir matkap vardı. Tam bakkalın karşısındaki kaldırımın kenarında, yol çatı köşesinde yağmur suların aktığı kanalın rögar kapağı yoktu. 4-5 günden beri kapaksızdı. Kimse düşmesin diye, trafikte kullanılan kırmızı beyaz çizgili plastikten bir huni konmuştu.
İşçilerin yanlarına yanaştım. Rögar kapağının yokluğunu konuştum. Çalınıyormuş. Hiç değer mi diye düşünüyordum. İşçilerden biri, bir rögar kapağı çalmaya değmez. Fakat yeterince çalınınca yekûn tutacağını söyledi. Anlatmaya devam etti. Bu hafta içinde üç kez çevre yolunda rahatlıkla kişinin düşeceği kadar geniş çapta, demirli, çimentolu rögar kapaklarını takmışlarmış. Suların kişiyi götürecek kadar tazyikli aktığı kanalın kapaklarıymış. Aklıma (Çocuk Kanalizasyona Düştü. Kanalda Cesedi Aranıyor!) gibi gazete manşetleri geldi.
Şehit Oğuz Yener Caddesinde, bakkal Hüseyin karşısında, Manolya Çiçekçilik yanında, İskenderun Eczanesi’nden plastik, beyaz rögar kapağı ve kapağın yerleştirildiği kapak çerçevesini görüyorum.
Seneler önce Almanya’dan emekli olmuştum. Sayın Mete Aslan İskenderun Belediye Başkanıydı. Bir yaz günüydü. Akşamüzeri yürüyüş yapıyordum. Yelken Kulübünden şehir içine doğru, sahilde yürüyüş yapıyordum. Kaldırım kenarında, yolda rögar kapağı yoktu. Orada dolaşan gençlere seslendim. Sahilden büyükçe taşlar aradık. Kanalın kenarına koyduk. Park yapmak isteyen araçlar kenara yanaşınca, kanalın kapaksız olduğunun farkında olsunlar diye.
Kanalda yapılan çalışmalarda kapağın konmasını ihmal etiklerini sanmıştım. Yürüyüşüme devam ettim. Yavaşça dolaşan trafik aracına rastladım. Durdurdum. Aracın içinde iki polis vardı. Rögar kapağını anlattım. Kaza olmasın diye, yetkililere haber vermesini istedim. Bir şey söylemediler. Başlarını salladılar. Ben de yürüyüşüme devam ettim. Biraz yürüdükten sonra, rögar kapağı olmayan bir yere daha rastladım. Biraz daha yürüyünce, bir daha rögar kapağı olmayan yere rastladım. Daha sonra birçok rögar kapağı olmayan yere rastlayınca normal bir şey olmadığını anladım. Daha sonraları kentin neresinde, rögar kapağı eksikliği gördüysem, hırsızlar vazifedeler diye düşündüm.
Senelerdir birileri araçlarıyla, aletleriyle, emekleriyle, çalışarak rögar kapaklarını bin bir zorlukla söküp, çalarak ekmek parasını kazanıyorlar. Yaptıkları iş doğru değildir. Fakat bu olay beni bir sonuca daha götürüyor. Çalışma olanakları olsaydı, rögar kapağı işinden istifa ederlerdi diyorum. Sosyal demokrat gözüyle, hükümet ya iş vermeli ya da kişiyi geçimini sağlamalı. Bu yasa EU yasasıdır.
Milletvekili Aday Adayı
Cemil KİMYONOK