30 Ağustos Zafer Bayramı

0
6

Emekli Öğretmen Suphi ULUSOY…

Büyük Taarruz Sakarya Meydan Muharebesi, 23 Ağustos-13 Eylül 1921 tarihinde 22 gün 22 gece süren zorlu uzun ve başarılı savaştır. Çok geniş bir alanda yaklaşık 100 km. cephe uzunluğunda rüzgârlı ve zaman-zaman da yağmur altında şimşeklerin çakarak ortalığı aydınlatması ile yapılan bir savaştır.

Yunan kuvvetleri 180.000 er, 4.000 subay ile savaşmış, Türk ordusu da 90.000 er ve 7.000 civarında subay ile zorlu başarılı bir mücadele yapmıştır. Bu savaş ölüm kalım savaşı olup, cephane biterse, süngü tak ve savaştan kaçan olursa da idam emri verilmişti.

İlk gün Yunan ordusu Sakarya nehrini geçti sevindi ama sonunda çok zayiat verdiler ortalık ceset ve yaralılarla dolmuştu. Türk askeri 3 gün aç kaldı, kuru ekmek veya bir tas çorba hoşaf ile ayakta kalmaya çalıştılar, çok şehit verdik ama sonunda bu vatanı düşman eline bırakmadık.

Türk subaylar en önde çarpışıyor ve şehitlerin olması dolayısı ile yerlerine yedek subaylar geçiyordu. İstanbul Beyoğlu’ndaki Yunan konsolosluğuna Kral Kostantin’in resmi asılmış ve geliyoruz diye yazmışlardı. Gelemediler, gelemeyecekler.

Ankara’da yaralılar çoktu her gün daha çok artıyordu hastaneler dolmuştu yer kalmayınca binalar hastaneye çevrildi.

Albay Kazım Bey hastaneleri dolaşıyor ve hastalarla ilgileniyordu ki bir yatağın başına geldiğinde o askerimizin yüzünden acısının çok ağır olduğu anlaşılıyordu. Albay sordu… “Oğlum geçmiş olsun, nasılsın” deyince o da “İyiyim komutanım” dedi. Ancak komutan acının büyük olabileceğini düşünerek yorganı kaldırdı ve askerin 2 bacağının olmadığını gördü.

22.günde zafer ilan edildi. Sakarya Savaşında eli silah tutan herkes, yaşı ne olursa olsun savaşa katılmıştı. Türk ordusu yaklaşık 15.000 şehit vermiş ama vatanı vermemişti.

Mustafa Kemal istifa ettiğinden beri üniforma giymemiş ve Sakarya Savaşını sivil kıyafet ile idare etmişti.

TBMM tarafından ona Mareşal ve Gazi unvanı verildi. Ayrıca kahraman 12 Türk kadınına da İstiklal Madalyası verildi. Kadınlarımız beşikte mermi, kucağında çocuğunu taşıyor 40, 50, 60 kg. yük ve mermi taşıyor, çok uzun yollar yürüyorlardı. Biri vardı ki… Kara Fatma’ya onbaşılıktan çavuşluk rütbesi veridi. Bugün Adana Seyhan ilçesi Cemalpaşa semtinde Kara Fatma adını alan bir cadde vardır.

Yunanlılar yaralıları ve cesetleri bırakmak zorunda kalmış, hatta cephane sandıklarını tüfeklerini bırakarak kaçmışlardı. Ortalık cesetlerle dolmuştu. Yunanlılar giderken yakıp-yıktılar ne varsa alıp götürmeye çalıştılar- önlerine gelenleri şehit ettiler ancak bir Yunan subay insanlık dersi vermişti.

3 Türk askerinin esir olduğu bir yerde Yunan doktor bizim askerlerin yaralarını sarmış ve yanlarına da su bırakmıştı. Bu davranışı ile de “İnsanlık daha ölmedi” dedirtmişti.

Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Fevzi Paşa ve daha birçokları bu vatan için çalıştılar savaştılar hakkın rahmetine kavuştular.

Atatürk ve arkadaşları ile tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diler, geride kalan şehit evlatlarına minnet duygularımı sunar, tüm kötülüklerden uzak, sağlıklı günler temenni ederim. 30 Ağustos Zafer Bayramımızı en içten duygularla kutlarım. Şanlı bayraklarımızı asmayı unutmayalım.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here