İbadetlere Yeniden Başlamak İçin Gün Sayıyor!

0
15

Aziz Corç Kilisesi Aslına Uygun Şekilde Restore Ediliyor

İskenderun’un tarihi ve kültürel mirasının önemli yapılarından Aziz Corç Kilisesi’nde restorasyon çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. 6 Şubat depremlerinde hasar gören tarihi kilisenin, statik güçlendirmeden duvar onarımlarına, temel iyileştirmelerinden kubbesinin yeniden yapılmasına kadar kapsamlı bir restorasyondan geçirilmesi planlanıyor. Çalışmaların yılsonuna kadar tamamlanması hedefleniyor.

İskenderun’da yalnızca Hristiyan cemaati açısından değil, bölgede yaşayan farklı inanç grupları için de önemli bir ibadet ve kültür mekânı olan Aziz Corç Kilisesi, 6 Şubat depremlerinin ardından başlatılan restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü kontrolünde, İskenderun Ortodoks Kilisesi Fukara Vakfı idaresinde, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve İskenderun Ortodoks Kilisesi Fukara Vakfı’nın destekleriyle yürütülen restorasyon çalışmaları Mayıs 2026’da başladı.

Hatay Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından projelerin onaylanmasının ardından gerçekleştirilen ihale sonucunda yüklenici firmayla sözleşme imzalanarak çalışmalar başlatıldı. Restorasyonun 240 günlük iş süresi içerisinde tamamlanması ve yılsonuna kadar tarihi yapının yeniden hizmete hazır hale getirilmesi hedefleniyor.

“Çalışmalar Süratle Devam Ediyor”

Restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyen İskenderun Ortodoks Kilisesi Fukara Vakfı Başkanı Can Teymur, tarihi yapının restorasyonunun büyük bir titizlikle sürdürüldüğünü belirtti.

Aziz Corç Kilisesi’nin 1585 yılında kurulan tarihi bir yapı olduğunu ifade eden Teymur, çalışmaların Mayıs ayının başından itibaren devam ettiğini söyledi. Teymur; “1585 yılında kurulmuş olan bu tarihi yapının restorasyonu için faaliyetlerimiz son derece süratli bir şekilde devam ediyor. Kilisenin içi ve dışı, yapının özelliğine uygun olarak statik güçlendirme çalışmalarıyla birlikte restore ediliyor. Kısmet olursa çalışmalarımız yılsonuna kadar devam edecek ve yüklenici firmamızın da çalışmalarını bu süre içerisinde tamamlamasını bekliyoruz” dedi.

Restorasyonun farklı kaynakların desteğiyle gerçekleştirildiğini belirten Teymur, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yanı sıra Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın (UNDP) Ankara Ofisi tarafından sağlanan fonun ve vakfın kendi bütçe imkânlarının da çalışmalara katkı sunduğunu kaydetti. Teymur; “Bu tarihi yapının yeniden ayağa kaldırılması için Kültür ve Turizm Bakanlığımızın, Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün bilgi ve destekleri, UNDP Ankara Ofisi’nin vakfımıza sağladığı fon ve vakfımızın kendi bütçe imkânlarıyla restorasyon çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Depreme Karşı Statik Güçlendirme Yapılıyor

Tarihi taş yapının restorasyonunda yalnızca görsel onarım yapılmadığını, yapının gelecekteki depremlere karşı daha güvenli hale getirilmesi amacıyla kapsamlı statik güçlendirme çalışmalarının yürütüldüğünü belirten Teymur, saha kontrollerinin Yüksek İnşaat Mühendisi İlhan Turunç tarafından gerçekleştirildiğini söyledi. Teymur, restorasyon sürecinde tarihi yapının özgün karakterinin korunmasının büyük önem taşıdığını ifade ederek, özellikle taş yapının taşıyıcılığının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü dile getirdi.

Temel Güçlendirilecek, Duvarlar Sağlamlaştırılacak

Restorasyon çalışmalarının teknik detaylarını anlatan Yüksek İnşaat Mühendisi ve Saha Kontrol Mühendisi İlhan Turunç, kilisenin statik analizlerinin tamamlanmasının ardından hazırlanan statik projeye uygun şekilde güçlendirme çalışmalarının yürütüldüğünü belirtti.

Turunç, özellikle temel ve duvarların taşıma kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yapıldığını söyledi.

“Yapılan statik analiz sonucunda kilisenin statik projesi hazırlandı. Bu projeye uygun olarak temel güçlendirmesi yapılacak. Duvarların taşıma gücü yönünden daha emniyetli hale gelebilmesi için taban kesiti genişletilerek temel güçlendirmesi gerçekleştirilecek” diyen Turunç, tarihi kâgir yapılarda zaman içerisinde oluşan boşlukların da özel yöntemlerle giderildiğini ifade etti.

Bu kapsamda duvarların mukavemetini artırmak amacıyla hidrolik kireç enjeksiyonu uygulandığını belirten Turunç, çalışmaların ardından duvarların hem içeriden hem de dışarıdan güçlendirme sıvası ve diğer teknik uygulamalarla depreme karşı daha dayanıklı hale getirileceğini kaydetti.

Kilisenin Kubbesi Aslına Uygun Yeniden Yapılacak

Restorasyon projesinin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise kilisenin geçmişteki mimari görünümüne yeniden kavuşturulması olacak.

Yapılan araştırmalar sırasında 1900’lü yıllarda çekilmiş orijinal bir fotoğrafta kilisenin kubbeli olduğunun tespit edildiğini belirten Turunç, bu tarihi belge doğrultusunda projelerin hazırlandığını söyledi. Turunç; “1900’lü yıllarda çekilmiş orijinal bir fotoğrafta kilisenin kubbeli halini tespit etmiş olduk. Buna uygun projeler hazırlandı. Kilise kubbeli şekilde, aslına uygun olarak onarılacak” diye konuştu.

Böylece restorasyonun yalnızca deprem hasarlarının giderilmesiyle sınırlı kalmayacağı, tarihi yapının geçmişteki mimari özelliklerinin de mümkün olduğunca yeniden kazandırılacağı belirtildi.

Kiliseye Yeni İdari ve Sosyal Alan…

Restorasyon projesi kapsamında kilisenin ibadet alanının yanı sıra avlu bölümünde de yeni bir yapı oluşturulacak. Yapılacak idari yapının, kilisenin sosyal, kültürel ve yönetimsel ihtiyaçlarını karşılaması planlanıyor. Böylece tarihi kilisenin yalnızca ibadet amacıyla değil, cemaatin sosyal ve kültürel faaliyetleri için de daha işlevsel bir yapıya kavuşması hedefleniyor.

İlhan Turunç, avlu bölümünde yapılacak idari yapının kilisenin ihtiyaçlarına yönelik olarak tasarlandığını belirterek, restorasyon kapsamında bu çalışmanın da yılsonuna kadar tamamlanmasının planlandığını ifade etti.

İskenderun’un Tarihi Mirasına Önemli Katkı

1585 yılına uzanan geçmişiyle İskenderun’un en önemli tarihi yapılarından biri olan Aziz Corç Kilisesi’nin restorasyonu, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki kültürel ve dini mirasın yeniden ayağa kaldırılması açısından da önem taşıyor.

Restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte tarihi yapının özgün mimari karakterinin korunması, depreme karşı güçlendirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.

Mayıs ayında başlayan çalışmaların, sözleşmede belirtilen 240 günlük süre doğrultusunda 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. Restorasyonun ardından Aziz Corç Kilisesi’nin yeniden cemaatin kullanımına sunulması ve İskenderun’un çok kültürlü tarihi mirasının önemli bir parçası olarak varlığını sürdürmesi bekleniyor. (Haber: İlyas Edip TERBİYELİ)

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here