Emekli Öğretmen Suphi ULUSOY…
Spor ve Müzik evrenseldir. Sporu ve Müziği değerlerine göre yaparsak ve uygularsak yararlarını göreceğiz. Spor ve müzik bir eğlence değildir, insanların birlikte olup hoşça vakit geçirdiği ve bundan vücut ve beyin olarak yararlanmasıdır.
Sporu kendimiz için yaptığımız gibi, yapılan sportif müsabakaları da şiddetten uzak, kırıcı olmadan, kardeşçe seyretmek ve alkışlamaktır. Bireysel yapılan sporlar ve topluca yapılan sporların vücut sağlığına olan yararlarını hepimiz biliyoruz.
Müzik de kendi kültürümüzdür veya hoşumuza giden yabancı bir müziği de dinlerken rahatlayabiliyoruz. Güreş müsabakalarını da zevkle seyredebiliyoruz. Dünyada tek yapılan ve birçok ülke tarafından öğrenilen beğenilen Aba Güreşleri Hatay’da yapılmakta olup, bu Aba Güreşlerinde en iddialı ilçemiz de Yayladağı’dır.
Bölgemize ait Arapça türküleri, Kürtçe türküleri veya İngilizce, İspanyolca, Azerice v.s. müziği de dinlerken zevk alan insanlarımız olduğu gibi, yabancı ülkelerde yapılan sporları da seyrederken mutlu olabiliyoruz.
Çocuklarımızı, kendilerine uygun spor veya müzik çalışmaları ile de kötü alışkanlıklardan uzak tutabiliriz. Urfa’da Sıra Gecesi yalnız bir eğlence gecesi değil, yardımlaşmayı, sevinci ve hüznü paylaşmadır. Diyarbakır’daki Eyvan Gecesi de keza aynıdır.
Hataylılar olarak, ilimizin Çukurova’ya, Gavurdağı’na yakın olması dolayısı ile köklü zengin bir türkü geleneğine sahibiz. Hatay da barak havaları da söylenmekte olup; Hatay’a ait bazı türkü adlarını yazmak hatırlatmak istedim.
Altın tasta gül kuruttum… Şu karşıki dağda kar var duman yok… Aman-Aman Bağdatlı… Damdan dama ip gerdim… Elim eline değdi… Kaleden indirdiler… Pınara vurdum kazmayı… Kele Meryem-Meryem… Vardım baktım süt pişmiş.
Hatay; zengin müzik ve halk oyunlarına sahip bir medeniyetler şehri olup düğün veya törenlerde folklor ekiplerimiz tarafından veya halk tarafından davul zurna ile oynan başlıca oyunlarımız da şunlardır.
Halay olarak; Halebî, Deli Arap, Depki, Garibin ayağı, Çift ayak ve Hatay’ın Çiftetelli oyunu da başka yörelere benzemez, kendine özgü bir oyundur.
Antep, Maraş, Adıyaman ve özellikle de Hatay’da davullarımız Ege’ninki gibi küçük değil, büyük olup zurnalarımız da kısadır ve gümüş işlemelidir.
Düğünler eskiden Cumartesi günü öğleden sonra başlar, Pazar akşamı sona ererdi… Tabi bu düğünlerin çoğu genelde davul-zurna hatta durumu iyi olanlar çift zurna ve 4-5-davul ile yapılırdı. Ayrıca ödüllü güreş müsabakaları ile düğünler sona ererdi. Davul zurna ile yapılan düğünlerde mutlaka büyük kazanlarda yemekler yapılır, gelin, evinden çıkarıldıktan sonra yemekler yenirdi.
Hatay’da yaşamak bir başka güzeldir, tarihi, kültürü ve yemekleri, tatlıları ile gelip görenler, yaşayanlar bilirler.
İlimizin deprem sonrası kısa zamanda eski günlerine dönmesi dileklerimle, hep birlikte canla-başla çalışalım ve tekrar yerli turizmi canlandıralım. Hatay’ı görmeyenleri ilimize bekler, herkese sağlık ve mutlu günler dilerim.







