Aziz Dostlar, sevgili İskenderunlu Kardeşlerim! Damarlarımdaki kan mı bilemiyorum. Vatan Sevgisi mi? Şüphe mi? Olayların gelişimi mi? Müstevlilerden, İngiliz ve Fransızların kursaklarında kalan hevesleri mi ya da Bizans oyunlarının kudurmuş hali, Amerika İsrail destekli evangelistlerden oluşan, acımasız Siyonizm’in zehirli ürünü mü?
Hatay Anadolu Basın Merkezinde yapılan etkinlikte; İskenderun’la ilgili seçkin zevattan oluşan çok değerli düşünceler ve fikirler ortaya kondu. Hizmet veren Rahmetli İskenderunlu Vekil Senatöre de yer verilmişti. Mutlu ve mütehassis oldum, zaman da dikkate alınarak, bir beyanım olmadı ama 5 Temmuz’dan buyana içimde dolaşan sıkıntı beni rahat bırakmadı.
İskenderun’umuza Türk Askerinin girişinin 86. yılı ile ilgili olarak, Rahmetli babamdan dinlemiştim; “…8 yaşındaydım, Denizciler mevkiinde Mustafa Kemal Atatürk’ün trenle geçerken bize el sallamasını unutmam…” demişti.
“…Kutlama için İskenderun’a yaya giderek akşama kadar gezdik, vakit kararınca korktuk. Akarca uzak olduğu için beş kişi Kaptan Paşa Cami minaresinde yattık. Kalkıp sahilde dolaşırken Rahmetli Ali Şelhum Devrim bizi görmüş, durumumuz dikkati çekince, Halkevinden birer ayakkabı verdi…” demişti.
Şimdi o güzel günün bendeki sıkıntısına gelince; 2000 yılının başından beri, Hatay’da Medeniyetler buluşması, Dinler arası Diyalog, Hatay her rengi ile mozaik, Mezhepler arası uyum vs. ile sık-sık İskenderun PKK Limanı olacak, Amanoslarda katliamlar… 9 kişinin kendi köyümüz Ulaşlı boyundan kişilerin ve Denizciler’de karakol baskınında iki kişinin ölümü, şehir girişinde Deniz mühimmat sahasının otobandan bombalanması, GBOP projesi ve yeniden Osmanlıcılık, Suriye Savaşının başlatılmış olması ve sadece terör örgütü üyeleri hariç 7-8 milyon Suriyeli’nin “vatan savunması” yapmayıp, Türkiye’ye Mülteci ve Muhacir Ensar adı da kullanılarak göç istilası olmuştur.
Yetkililerin ifadeleri ile 100 milyar $’a yakin harcama… Bunların çok az kısmı, özellikle Hatay’dan ayrıldı ama nüfus ağırlığı, iç ihanette nazara alınırsa, ağırlık Suriyelilerde…
Sözün özü: 1938-2026… 12 yıl sonra bir Asır dolacak. Maalesef “Türk diye bir şey yoktur, nerdeyse hepimiz Türk olacaktık, Türkiye’de 1,5 milyon Türk vardır” gibi safsatalarla, etrafımızın NATO dahil dost olmadığı dönemde, sinsi amaç; Atatürk’ün hasta hali ile Hatay’ın İlhakını hazmedemeyen iç ve diş hainlerin referandum hikayesi mi yatıyor. Suriye’nin, Arap Ülkelerinin, ABD ve İsrail ile dostluğu neyin nesidir?
Rahmetli Türkeş’in, “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” sözü “Vatan Sevgisi İmandandır” hadisi, ülkenize haksız yere saldıranları öldürün mealindeki ayeti de dikkate alarak; Suriyelilerin tamamının “Toroslar’dan buyana Suriyelilerindir” ihanetinin bertaraf edilmesi için şart olmuştur. Lazimiyesi gereği, ülkelerine gönderilmeli diyerek hoşça kalın, Allah (cc)’a emanet olun ve Ay-Yıldızlı bayrak asın.




