Tüm Emeklilerin Sendikası Eylemlerini Sürdürüyor;
“Sadaka Değil Hakkımızı İstiyoruz”
Tüm Emeklilerin Sendikası 2017 İskenderun Temsilciliği, emekli maaşlarına yönelik düzenlemelere tepki amacıyla başlattığı eylemlerini sürdürüyor. Sendika üyeleri, Havuzlu Çarşı önünde bulunan parkta bir araya gelerek geçtiğimiz haftalarda başlattıkları oturma eylemine devam etti.
Eylemde basın açıklamasını, Tüm Emeklilerin Sendikası 2017 İskenderun Temsilciliği adına Medine Yayman okudu. Açıklamada, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen ve en düşük emekli aylığının 20 bin TL’ye çıkarılmasını öngören düzenlemeye sert tepki gösterildi.
Yayman, söz konusu artışın “müjde” olarak sunulmasına rağmen emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına çözüm olmadığını belirterek; “Bugün emekliye reva görülen şey insanca yaşam değil, hayatta kalma mücadelesidir. 20 bin TL, artan kira, gıda ve fatura giderleri karşısında emeklinin derdine çare değildir” dedi.
Açıklamada, emeklilerin temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığına dikkat çekilerek, yapılan düzenlemenin emeklileri yoksulluktan kurtarmadığı, aksine yoksulluğu kalıcı hale getirdiği savunuldu. “Emeklinin maaşı artmıyor, eriyor” ifadelerine yer verilen açıklamada, uygulanan politikaların bilinçli bir yoksullaştırma süreci olduğu öne sürüldü.
Basın açıklamasında Tüm Emeklilerin Sendikası’nın talepleri de kamuoyuyla paylaşıldı. Talepler arasında; en düşük emekli aylığının yeni işe başlayan memur maaşına eşitlenmesi, tüm emeklilere seyyanen zam yapılması, aylık bağlama oranlarının yeniden düzenlenmesi, maaşların gerçek enflasyona göre güncellenmesi, sağlık hizmetlerinin ücretsiz olması, kira ve faturalara yönelik destek sağlanması ve emeklilerin sendikal haklarının tanınması yer aldı.
Yayman açıklamasını; “İktidar yıllardır aynı oyunu oynuyor: Enflasyonu patlatıyor. Hayatı pahalılaştırıyor. Sonra “artış yaptık” diye propaganda yapıyor. Ama gerçek şudur: Emeklinin maaşı artmıyor, eriyor! Emeklinin geliri yükselmiyor, çalınıyor! Emeklinin cebinden her gün biraz daha alınıyor. Bu bir ekonomik kriz değil sadece… Bu, emekliye karşı yürütülen bilinçli bir yoksullaştırma politikasıdır! Tüm Emeklilerin Sendikası’nın sözü nettir: Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz! Biz bu ülkenin “yükü” değiliz. Biz bu ülkenin emeğiyiz, geçmişiyiz, onuruyuz!
Emeklilere yapılan her düzenleme “bütçe disiplini” bahanesiyle değil; sosyal devletin, anayasal güvencenin ve emeğin kazanımlarının gereği olarak yapılmalıdır. Bu haklar siyasi tercihlere feda edilemez! Bu düzen değişecek! Biz susmayacağız! Biz geri çekilmeyeceğiz! Biz evlerimize kapanmayacağız! Emekli açlığa mahkûm ediliyorsa, sokak bizimdir! Emekli yok sayılıyorsa, meydan bizimdir! Emekli küçümseniyorsa, mücadele bizimdir!
Bugün komisyondan geçen bu düzenleme, emeklinin öfkesini dindirmeye yetmez! Çünkü bu ülkede emekliler artık şunu biliyor: Hak verilmez, alınır! Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! İnsanca yaşam için, eşitlik için, adalet için mücadeleye!” sözleriyle sonlandırdı. (Haber: Helga TERBİYELİ)







